Metropolis

Orijinal Adı: Metropolis (1927)

Yönetmen: Fritz Lang

Türü: Drama – Sci-Fi

İzlenme Tarihi: 23 Mart 2019

Metropolis sinema tarihinin kült eserlerinden biri ve kendisiyle tanışmam da Proje 1’de öğretim görevlilerinden biri sayesinde olmuştu. Bölümde yeni olduğumuz için Modern Times, Wall-E ve şu an aklıma gelmeyen birkaç tane daha filmden sahneler izleterek işimizin önemini vurgulamaya çalışıyorlardı. Sınıf çatışması, çevrecilik, hümanizm vb. temalar etrafında dönen bu gösterimler sonucunda da hepimizin zihninde bir şeyler oluşmaya başlamıştı.

Metropolis de kısaca izleyip sonra da aklımdan çıkıp giden filmlerden biri oldu. İki hafta kadar önce Pl. App. dersinde konumuz toplum yapısı olduğu için hocam üç-dört bilim kurgu filmi fragmanı izletip yorumlattı. Onlardan biri de buydu ve böylece filmin varlığını tekrar hatırlamış oldum.

Çok dikkat çekici bir trailerı vardı filmin. Ve hemen aklıma yer etti. İlk fırsatta izlemeliydim. Bugüne denk geldi.

Filmin içerisinde birçok gönderme ve esinlenme noktası var. Frankenstein, The Prince and the Pauper, The Hunchback of Notre-Dame, Babil Kulesi efsanesi gibi. Bu olayları daha da derinleştiriyordu ve izlerken de aldığım keyfi artırdı.

Aktör ve aktristlerin makyajları, kostümleri, set ışıklandırması, set modelleri-mekanları harikaydı. 1927 senesi için bile oldukça görkemli bir stüdyo kurulmuş gibi hissettiriyor. Film sessiz olduğu için 2 buçuk saat boyunca görüntülere orkestra müziği eşlik ediyor. İlk yarım saatin sonunda biraz yormaya başlasa da kısık sese aldığınızda pek de etkilemiyor. Filmi yer yer x2 hıza almak zorunda kaldım. Sıkılıp izlediğime lanet etmemek için bu yapmam gereken bir hareketti.

Filmle ilgili öğrendiğim ilginç bir hikaye de filmin Weimar Cumhuriyeti dönemi gösterime girdiği ve Almanya sinemalarında 2buçuk saatlik kısmının gösterilip, yurtdışı gösterimleri için 1 saate yakın bir cut uygulandığıydı. Film tüm dünyada 1 buçuk saatlik haliyle mevcuttu ve 2.Dünya Savaşı sonrası da orijinal film ruloları kaybolmuş. Muhtemelen WW2 sonrası Arjantin’e kaçan Nazilerden kaynaklı olarak, 2008’de Buenos Aires’te orijinal rulolar bulunmuş ve tabii ki hasar görmüş görüntüler. Ben restore edilmiş halini izledim fakat yine de filmde farklı rulolardan görüntülere geçişler fark ediliyor. Birden karıncalı bir perde iniyor gibi oluyor. Bazı görüntüler de fazla hasardan dolayı kurtarılamamış bunları da siyah yazı kareleri koyarak o kısımlarda hangi olayın gerçekleştiği özetlenmeye çalışılmış. Bu sorunun yaşandığını fark ettiğim tek sahne Joh Fredersen ile Rotwang’ın kavgası ve o sırada Maria’nın evden kaçışıydı. Onun dışında dikkatimi o kadar çeken bir kısım hatırlamıyorum.

Filme puanım 8/10. Mesaj ve anlam yüklü bir film. Yönetmen yarattığı mekanlar ile çağının ötesinde bir görüşe sahip olduğunu kanıtlamış.

Metropolis” için bir yorum

Yorum bırakın