The Good Place

Seri Başlangıç Tarihi: 19 Eylül 2016

Türü: Komedi – Gizem – Doğaüstü

___

Sezon Sayısı: 1/4

Bölüm Sayısı: 13

Çıkış Tarihi: 19 Eylül 2016 – 19 Ocak 2017

İzlenme Tarihi: 7 Eylül 2026 – 25 Eylül 2026

Kolay kolay dizi izleyebilen ve sevebilen biri değilim. Eğer herhangi bir diziye başlayacaksam genelde onun komedi ağırlıklı bir seri olmasına özen gösteriyorum. Ayrıca bölüm süresi 20-30 dakika arasında olan diziler en sevdiklerim oluyor.

The Good Place’i izlemeye başladığımda beni devam etmeye motive eden en büyük etkenlerden biri bölümlerin süresinin kısa olmasıydı. Elbette hikayenin ilgimi çekmiş olması ve Chidi-Eleanor ikilisinin enerjisini beğenmiş olmam da önemli bir faktördü. Ayrıca Hikmet Kıvılcımlı biyografisinde oynatmak isteyeceğim Ted Danson da oldukça iyi bir performans sergilemiş. Böyle bir manzara karşısında ben de kendimi devam etmekten alıkoyamadım.

Her bölümle birlikte hikaye biraz daha derinleşti. Karakterleri daha iyi tanımaya başladık. Bir şekilde karakterlerin iyiliğinden şüphe ediyor olsam da sezon finaline değin net bir şekilde kurguyu fark ettiğimi söyleyemem.

Kaldı ki doğru bir reveal yapıyor. Bir sezon finaline yakışır şekilde yazılmış. Dizinin yazar ekibini tebrik etmek lazım. Bana da ihmal verdi. En azından üzerine düşünüp tarz olarak kendime katabileceğim şeyler olduğunu fark ettim.

Sezoan puanım 8/10. İzlerken epey eğlendim. Diğer sezonlarda ne olacağına dair de gerçekten meraklandım.

Saklı Seçilmişler

Orijinal Adı: The Skulls (2000)

Yönetmen: Rob Cohen

Türü: Aksiyon – Suç – Drama – Gerilim – Gizem

İzlenme Tarihi: 25 Eylül 2026

Filmi izlemeyi çok uzun zamandır planlıyordum. Ancak nedense bir türlü kendimi izlemeye motive edemedim. Uzun bir trafik yolculuğu sırasında açıp izlemeye başladım. Beni hemen içine aldı. Dün ilk yarısını izledim. Kalanı da bugün yolda başladım ve evde tamamladım.

Yale Üniversitesi’nde bulunan Skull and Bones cemiyetinden esinlenilerek kurgulanmış bir masonik topluluk olan Skulls, okula gelen yeni öğrenciler içinden sekiz tanesini seçiyor. Bunu seçimin ardından onları çeşitli testlere tabi tutup kararlılık ve sadakatlerini sorguluyor.

Hikayenin kırılması tam da bu cemiyete kabul edilen Luke McNamara’nın eski arkadaşları ile arasına mesafe koyması ve cemiyetin kardeşlik hukukunu tercih etmesi ile yaşanıyor. Ardından gerçekleşen entrika, suikast ve kumpas yolları izleyici ekran karşısında merak dolu gözlerle izlemeye itiyor.

Ben bunu bir kült film olarak değerlendirebilirim. Filmin bence hitap ettiği bir kesim var. Ezoterik şeylerle ilgili dışarıya kapalı toplulukların yarattığı gizemi büyüleyici bulan insanlar için keyifli bir izleti sunuyor. Mantıksal yöntemle kurgudaki her detayı didik didik edersek elbette basit gelecektir. O sebeple suspension of disbelief ile yola çıkmanızı salık veriyorum.

Esere puanım 6.5/10. Bence IMDB’de sahip olduğu puan fazla düşük. Tekrar popüler edilmesi gereken bir konusu var.

Şeytan Çocuk

Orijinal Adı: Şeytan Çocuk (2026)

Sergileyen: Baturay Özdemir

Türü: Komedi

İzlenme Tarihi: 23 Eylül 2026

Baturay Özdemir stand-up gösterisi ile ilk karşılaştığımda tarzına aşırı yakınlık duymuştum. Cem Yılmaz’ın eski gösterilerinin tadına sahipti. Rollenmesi ve jestleri aşırı benzerlik taşıyordu.

“Yerli ve Kirli” kaydını izledikten başka işlerini de aramaya başlamıştım. Fakat o sıralarda YouTube kesiti dışında bir şey yoktu. Daha sonra “Biraz Daha” isimli gösterisi paylaşmıştı. Böylece mükemmel düzeyde olmasa da belli ölçekte komedi ihtiyacımızı karşılayan biri daha hayatımıza girmiş oldu.

Bu gösterisinde de metrobüs ve yaramazlık yapan çocuk kısımlarında çok eğlendim. Zorlu ve yorucu geçebilme potansiyeli olan bir trafik sıkışıklığı sorunsuz atlatmamı sağladı.

Esere puanım 6/10.

Cennetteki Gölgeler

Orijinal Adı: Varjoja paratiisissa (Shadows in Paradise) (1986)

Yönetmen: Aki Kaurismäki

Türü: Drama – Komedi – Romantik

İzlenme Tarihi: 20 Eylül 2026

Aki Kaurismaki’nin stilini beğeniyorum. Kuzey Avrupalı donukluğunu bir komedi ögesi olarak kuruyor oluşu hoşuma gidiyor.

Proleterya Üçlemesi’nin ilk filmi olan Cennetteki Gölgeler, neden bu ismi taşıyor tam anlayamasam da 80’ler Avrupası’nda bir işçi olmayı, alt sınıftan olmayı buram buram hissettiriyor.

Filmi izlerken ister istemez “Bunlar nasıl hayatlar?” diye sorduruyor. Finalde Talinn’e giden bir Sovyet gemisine binip ülkeyi terk etmeleri manidar olmuş.

Esere puanım 6.5/10.

Ayla

Orijinal Adı: Ayla (2017)

Yönetmen: Can Ulkay

Türü: Drama – Tarihi – Savaş

İzlenme Tarihi: 18 Eylül 2026

Zamanında bu film, kendisini eleştirmen addeden insanlar tarafından epey eleştirilmişti. İster istemez bir önyargı oluşmuştu bende de. Fazla ajitasyon yapılmış gibi bir algım oluşmuştu. Fakat öyle bir yapım olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Karakterler özelinde gelişen dramalar, ikili diyaloglar ve mizansenler epey keyifliydi. Ayla ile askerlerin etkileşimde olduğu kısımlarda insanın yüzüne bir gülümseme oturup kalıyor.

Elbette eksik olan taraflar da vardı. Savaş ve aksiyon sahnelerinde aynı çekilen kesite farklı birkaç dokunuş yapılsa çok daha etkileyici olurdu. Sorun çekimlerde veya oyunculukta değil, bence kurguda üstesinden gelinebilecek bir şey.

Filmin son 20 dakikalık kısmı güzel ama bir tık uzun geldi. Daha konsantre bir şekilde o kısımları anlatabilirdi. Yine de fena değil.

Kore’ye uçuş yapıldığı sırada Hyundai ve Turkish Airlines reklamları da gözden kaçabilecek gibi değildi. Ürün yerleştirme çok bariz olmuş. Reklam işi daha yumuşak olsa eserin duygusal tonu bozulmayabilirdi.

Ayla ile Süleyman’ın gerçek görüntülerini görmek gözlerimi yaşarttı. Duygu dolu bir andı. Mutlu oldum.

Filme puanım 7.5/10.

Küçük Orman

Orijinal Adı: 리틀 포레스트 (Liteul poleseuteu) (Little Forest) (2018)

Yönetmen: Soon-rye Yim

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 13 Eylül 2026

Sakinleştirici, pastoral temaya sahip bir film izlemek isterseniz bu yapım tam size göre. Ben de açıkçası tarım ve köy hayatıyla ilgili bir hikaye anlatacağını bekliyordum. Bu açıdan beklentimi karşıladı.

Bir köy yaşantısı için bile fazla dingin bir öyküye sahipti. Tüm film boyunca diyalogu olan sadece beş karakter var. Bunlardan birinin toplam ekran süresi beş dakika falan olabilir. Diğerleri de küçük bir sosyal çevre kurmuş oluyor.

Film sessizlik üzerine kurulu. Tarla bakımı, sebzeleri toplamak, yeni ekilen tohumların kışı atlatıp filizlenmesini sağlamak üzerine kurulu bir döngüde ilerliyor. Karakterler arasındaki drama epey kısıtlı. Hiç entrika da yok. Biz Anadolulular olarak bu kadar huzura alışık değiliz. En azından bir köyün delisi falan olması lazımdı. Ama yok, o bile yok.

Yapım bir noktaya kadar yöresel Kore mutfağını tanıtıyor bile diyebilirim. Sebze ağırlıklı yemeklerin hazırlanışını seyrettik uzun uzun. Vejetaryen diyet propagandası mı diye de düşünmedim değil.

Esere puanım 6/10.

Dedektif Pikachu

Orijinal Adı: Pokémon: Detective Pikachu (2019)

Yönetmen: Rob Letterman

Türü: Macera – Komedi – Aile – Gizem

İzlenme Tarihi: 12 Eylül 2026

Film konusunda çok yüksek beklentiye girmemiştim. Ama yine de bu kadar kötü olmasını beklemiyordum. Pokemon adını taşıyan işlerin genelde bir standardı oluyor. Çoğu devrimsel işler olmasa da koydukları çıtanın pek altına indikleri söylenemez.

Fakat bu filmin hem konusu, hem pokemon modelleri epey sıkıntılıydı. Hatta şöyle iddialı bir cümle kurayım: ben çocuk olsam ve ailem beni pokemon ile bu film sayesinde tanıştırmak istese ben muhtemelen korkar, bir daha da pokemon kelimesini ağzıma almazdım.

Serideki pokemonların modeli gerçekten aşırı ürkütücü olmuş. Ben Pikachu hariç hiçbirini beğenmedim. Ki o da zaten pokemon gibi değildi. İnsandan halliceydi… Bu dediğim spoiler sayılmaz bence.

Neyse pokemon seven birinin kesinlikle uzak durması gereken bir yapım. Ne pokemon ile büyümüş yetişkinlere hitap ediyor, ne de seriyle tanışacak olan çocuklara. Amerikanlaştırılmış, ucube bir yapım olarak yayın hayatına girmiş ve varlığını sürdürüyor.

Filme puanım 5.5/10.

Great Teacher Onizuka

Seri Çıkış Tarihi: 30 Haziran 1999 – 17 Eylül 2000

Türü: Aksiyon – Komedi – Okul

Bölüm Sayısı: 43

İzlenme Tarihi: 25 Şubat 2017 – 12 Eylül 2026

Great Teacher Onizuka da büyük anime tatili olarak değerlendirdiğim 2016/17 döneminde başlayıp yarıda bıraktığım onlarca seriden biriydi. Neredeyse 10 sene olmuş başlayalı. O zamanlar 5 ya da 6 bölüm izlemiştim. Hikayede fazla ileri gitmediğim için kararlı bir şekilde dönüş yaptıktan sonra karakterlere ve olaylara kolayca ayak uydurdum.

Onizuka karakteri için gerçekten iyi veya kötü diyorum. Tam bir anti-hero. Garip bir adalet anlayışı var. Elbette bu bir kurgu olduğu için, FRP tabiriyle hep 20 atıp, olayları müthiş bir şekilde kotarıyor. Bu bir süre sonra gözümde bir plot-armor olarak belirdi. Yer yer olayların tehlike seviyesini ve ciddiyetini kaybetmeme bile neden oldu.

Örneğin Kanzaki Urumi’nin hikayeye dahil oluşu ve sonrasında yaşadıkları aksiyon ve ölüm tehlikesi dolu anlarda bir an bile şüphe duymadım. Onizuka hem onu hem kendisini bir şekilde kurtaracaktı zaten. Veya Okinawa bölümlerinde karakterlerin hiçbirinin başına bir şey gelmeyeceğini az çok biliyorum. Tüm sahneleri “Acaba Onizuka ne zaman dahil olacak?” diye izledim diyebilirim.

Fakat bunu bu şekilde dile getirmiş olsam da ben GTO animesinden epey keyif aldım. En iyi komedi işi değil belki ama Müdür yardımcısının surat ifadeleri beni inanılmaz güldürüyordu.

Fuyutsuki’den yılan zehrini çıkarmasını istemesi ve müdür yardımcısının tüm olaylar bittikten sonra balıkçı ağına takılmış halde bulunuşu kendimi gülmekten alıkoyamadığım anlardı. Tüm arcları gözden geçirecek olursak en beğendiğim kesinlikle Okinawa öyküsüydü.

Esere puanım 8/10.

One Piece Movie 4: Dead End Adventure

Orijinal Adı: One Piece Movie 04: Dead End no Bouken (2003)

Türü: Macera – Aksiyon – Fantastik

Stüdyo: Toei Animation

İzlenme Tarihi: 9 Eylül 2026

One Piece mangası Rocks’un hikayesini anlatmasından sonra, spesifik olarak Ekim 2025, tekrar rezil bir hal almaya başladı. Bu baş aşağı düşüş sırasında da ister istemez timeskip öncesine dair bir nostalji duymaya başladım. Bunu yakın zamanda izlediğim diğer iki OP filmi için de söylemişimdir ama tekrar edeceğim. Eski bölümler çok daha iyiymiş.

Sadece çizim kalitesi veya animasyonlardan bahsetmiyorum. Karakterler bana daha sıcak ve insani geliyor. Sanji’yi neden çok sevdiğimi hatırladım. Tayfadaki bana en gerçek insan gibi hissettiren çok yönlü karakter o idi. Usopp da bana hep insan gibi gelse de şapşallıkları onu karikatür seviyesine indirmeme sebep oluyordu.

Bu film de şu ana dek izlediğim OP filmleri içinde kesinlikle en iyisiydi. Korsan gemisi yarışı konsepti güzeldi, Sabo prototipi diyebileceğimiz havalı bir karaktere sahipti ve orta şeker bir intikam öyküsü barındırıyordu. Tekrar izlenmeyi bile hak ediyor diyebilirim. Baştan sona keyifliydi.

Esere puanım 7.5/10.

The Bear

Seri Başlangıç Tarihi: 5 Ekim 2022

Türü: Komedi – Drama

___

Sezon Sayısı: 1/5

Bölüm Sayısı: 8

Çıkış Tarihi: 5 Ekim 2022

İzlenme Tarihi: 20 Temmuz 2026 – 6 Eylül 2026

İzlemeye başladığım ilk bölümden itibaren bu diziyi sevemedim. Yemek yapmayı ve mutfakta bulunmayı hep sevmişimdir. Ancak başkasını mutfakta izlemek veya MasterChef’imsi şeyler o kadar da ilgimi çekmiyormuş.

Dizi intihar eden abisi Micky’nin yerine aile restoranına sahip çıkmak için gelen ödüllü bir şef olan Carmen’in hikayesini konu ediniyor. Fakat hikayede onun kontrol manyaklığı ve sinir krizlerini izlemek beni açmadı.

Son iki bölüm güzeldi ancak ben diğer sezonlara devam edeceğimi düşünmüyorum. Buraya kadarmış. İzleyenlere sabırlar ve iyi eğlenmeler.

Sezona puanım 6.5/10.