İlk piyasaya sürülme tarihi: 18 Aralık 1993 (27 Mayıs 1986)
Geliştirici: Chunsoft
Tür: RPG
Platform: SNES / Super Famicom (NES / Famicom)
Oynama Tarihi: 26 Temmuz 2026 – 2 Ağustos 2026

Dragon Quest I yaklaşık 10 saatlik bir oynanışın sonunda 24 seviyelik kahraman ile final verdi.

Bu oyun serisine başlamayı yıllardır planlıyorum. Fakat hep bir dikkat dağıtıcı çıkıp beni başka bir oyuna yönlendiriyordu. Dragon Ball Z bitirdikten sonra Akira Toriyama’nın stiline bir açlık duymaya başladım. Bu ihtiyacı da filler sezon olan Dragon Ball GT ile değil de sanatçının gerçekten emeği geçmiş büyük bir seri olan Dragon Quest’e giriş yaparak gidermeye karar verdim.
İyi ki de böyle bir tercihte bulunmuşum. R36S cihazını aldığımdan beri yedi ay geçmişti ve ben henüz hiçbir oyun bitirmemiştim. Yirmi bin kadar oyun içinden ilk DQ1 bitirmiş olmam da çok hoş bir başlangıç oldu. Artık benim için yeri çok özel oldu.

Oyunun hangi versiyonunu oynayacağım konusu üzerine epey düşündüm. NES versiyonu biraz göz ağrıtabilir gibi geldi. GBC versiyonu da biraz fazla basit ve kırpılmış hissettiriyordu. SNES versiyonu en iyisi gibi gözüküyor olsa da orijinal İngilizce çevirisi olmadığı için oynayabilir miyim emin olamamıştım. Neyse ki R36S kütüphanesinde fan çevirili bir versiyonuna denk geldim. Bu keşifle birlikte neşem yerine geldi. Motivasyonum arttı. Hemen oynamaya başladım.
Karakterime ZACK ismini verdim. Ancak karakterin lore accurate olabilmesi için sanırım ALEF adını vermem gerekiyormuş. Sağlık olsun. Zack olarak da oldukça başarılı işler yaptım. Oyunda isim bile çok önemliymiş. Bunu oyunu bitirmeme birkaç saat kala öğrendim. İlginç bir sistem. Karakterinize verdiğiniz ismin ilk dört harfini alıp her bir harfe bir puan atayarak statlarınızı belirleyen bir düzen kurulmuş. Daha önce böyle bir şeyle karşılşatığımı hatırlamıyorum. O sebeple bu detayı belirtmek istedim.

Oyun oldukça yavaş ve sakin bir şekilde başladı. Her RPG oyununda olduğu gibi önce bir prensesi kurtarmamız ve daha sonra kehanet edilen kahraman olduğumuzu kanıtlamamız, finalde de Ejder Lordu’nu alt etmemiz gerekiyordu. Elbette her yolculukta olduğu gibi bu yolculuğa da slime keserek başlıyoruz. Daha sonra dracky’ler, iskelet askerler, büyücüler, kurt adamlar, akrepler, tuhaf salyangozlar, golemler, chimeralar, şövalyeler ve hatta ejderhalar ile karşılaşıyoruz. Bu düşman tipleri içinde bir tek golemler bana gerçekten terleten anlar yaşattı. Özellikle de Cantlin’in önündeki Golem…
Oyunun hikayesi oldukça basit. Erdrick isimli efsanevi bir kahraman zamanında diyarı kurtarıp kötülüğü hapsetmiş. Ancak çağlar geçmiş ve kötülük tekrar güçlenip diyarın dört yanında kol gezer olmuş. Erdrick ölmeden önce gücünü aktardığı objeleri üç büyücüye emanet etmiş. Bu üç büyücü de Erdrick’in soyundan gelen bir çocuk kahraman olmaya değer bir niteliğe gelirse ona rehberlik etmek için yemin etmişler.

Biz de doğru zamanda doğru yerde olan o torun olarak oyuna başlıyoruz. Kehanetlerdeki kahramana dönüşebilmek için gerçekleşmesi ön görülen olayları ve buluşları birebir gerçekleştiriyoruz. Böylece büyücüler bize Erdrick’in gücünü parça parça miras bırakıyor. Böylece Dragonlord ile karşılaşıp diyarı tekrar huzura kavuşturuyoruz. Ve finalde kendi krallığımızı kurmak üzere saraydan prensesi de alıp ayrılıyoruz.
Dragonlord’un kalesine girdiğimde Lv 22 idim. Hikayeyi bitirdiğimde ise Lv 24 olmuştum. Oyunu yüzde yüz tamamladığımı iddia edebilirim sanırım. Sonuçta Armor of Erdrick ve Sword of Erdrick ile kuşanarak final dövüşünü gerçekleştirdim. Bu kadarı yeterli olmuş diyebilirim.


Orijinali 1986 da olsa 1993 yeniden yapımı mekanik ve görev yönlendirmeleri konusunda pek bir değişim yapmış gibi durmuyor. O sebeple oyunun orijinali için de geçerli olacak bir yorum yapmak istiyorum. Bence NES ve SNES dönemi oyunlar ne kadar çığır açan, devrimsel, deneysel ve içerik açısından geleceğe ilham olarak yapımlar olsalar da rehbersiz veya tam çözüm kitapçığı olmadan oynamanın imkansız olduğu yapımlar.


Esere puanım 7/10.

























