Magi

İngilizce Adı: Magi: The Labyrinth of Magic

Japonca Adı: マギ (Magi)

Seri Başlangıç Tarihi: 3 Haziran 2009

Seri Bitiş Tarihi: 11 Ekim 2017

Bölüm Sayısı: 369

Türü: Macera – Fantastik – Shounen

Okuma Tarihi: 31 Mart 2014 – 16 Haziran 2019

Magi serisine anime dizisini izleyerek başlamıştım. Bin Bir Gece Masalları’nı çocukluğumdan beri sevdiğim için ilgimi çekmişti fakat animenin ikinci sezonunun çıkacağı haberini alıncaya dek izleme işine girişmemiştim. Lise 4’te üniversite sınavına çalışırken takip ettiğim tüm anime ve mangaları bırakmıştım. Bir tek HxH, Magi, Kuroko no Basket ve Bleach (manga) takip ediyordum haftalık olarak. Magi Labyrinth of Magic’i de 2013-2014 öğretim yılının başlangıcı olacak yaz arasında, tatilin son iki gününe sıkıştırmıştım. Günde 12-13 bölüm izleyerek 25 bölümlük ilk sezonu bitirmiştim. 2014 Bahar’ına kadar devam eden lise günlerinde de ikinci sezonu izlemiştim. Animeyi bitirince hemen açıp manga ile anime arasında ne kadar sayı olduğunu kontrol etmiştim. Anime 199 gibi bir sayıda bitiyordu, güncel ise 220 civarı bir şeydi. Farkın az olduğunu görüp üni sınavına rağmen oturup okuyayım güncel takip edeyim demiştim. Fırsat buldukça birer ikişer okudum ama sınav sonrasına dek günceline gelemedim. Sınav geçtikten sonra kalan 3-5 bölümü bir çırpıda okuyup tüm olaylara güncel şahit oldum.

2016-2017 öğretim dönemi yani bölümdeki 2. senemde yaşadığım sıkıntılar nedeniyle 2017 Bahar’ında anime-manga da dahil bana okulu hatırlatan her şeyden uzaklaşmıştım. Sonra düzeldim tabii ama Magi bu dönemin kurbanlarından oldu. Takibi bıraktığım tüm diğer anime-mangalar gibi o da birikti ve o sene içerisinde final verdi. Gel zaman git zaman bu çok beğendiğim serinin finalini hep merak eder oldum. 2018 Yaz’ından beri de aklıma estikçe finale kadar birikmiş bölümleri ara ara okumaya başladım. Bitirmek bugüne denk geldi.

Magi benim en sevdiğim serilerden biri. Hem konsepti hem karakterleri ile okuruna anlatmaya çalıştığı ‘Doğru dünya düzeni nedir?’ sorunun cevabını harika bir şekilde işliyordu. Alma Torran Arc’ı ile dünyanın geçmişini öğrenmemiz, Magnostadt Arc’ında Hogwarts benzeri bir oluşuma dahil olmamız. Dark Continent’tan geri dönüş vs. o kadar büyüleyici anlara sahip bir seriydi ki yıllar sonra tekrar okuyabileceğimi düşünüyorum. Yan hikayelerini okuduğum ve hatta hayran sayfası açtığım nadir serilerden biriydi Magi. Sinbad no Bouken’i de uzun süre güncel takip edip, geçirdiğim bunalım ile birlikte onu da bir kenara atmıştım. Bir ara onu da devam edip bitirmek istiyorum.

Tüm seriyi eleştiremeyeceğim çünkü eski olayların detaylarını hatırlamıyorum, üzerinden çok zaman geçti. Son arc’ı güncel okumayı yaklaşık olarak Alibaba’nın dönüşü ve Sinbad-David ile görüşmelerinde bırakmıştım. Timeskip sonrasına üzerine fikir belirtmeyi daha doğru buluyorum.

Sinbad, Alibaba’nın yokluğunda savaşların olmadığı bir dünya düzeni oluşturmuştu. Alibaba ise bunu beğenmemişti. Çünkü savaşlar olmasa bile yeni dünya ekonomik güç ile yönlendiriliyordu. Kılıç zoruyla boyun eğdirilmese de insanlar maddi varlığa sahip insanların gölgesinde sürünmeye devam ediyorlardı. Sinbad ile Alibaba bir kez daha yöntem farklılıkları ile karşı karşıya gelmişlerdi. Zamanla Sinbad’ın David tarafından kontrol altına alındığını öğreniyorduk. Ren Kouen bir adaya sürgün edilmiş, tüm Metal Vessel’lar toplanmıştı. Reim’den bir prens ile Kino kralı vesselleri teslim etmedikleri için aranmaktaydılar. Aladdin ve Morgiana, Alibaba gittiğinden beri ortalıkta yoklardı. Verdiğim uzun aralar nedeniyle bazı detayları unutmuşum ama nihayetinde Hakuryuu ve Judar’ın da dahil olmasıyla birlikte Sacred Palace’a girip David-Sinbad’ı durdurmak için çalışmaya başladı Aladdin ve Alibaba. Zindan canavarlarının tek tek sınavlarını aşmaya çalıştılar. En nihayetinde Sacred Palace’ın kontrolü Sinbad’a geçti. Sonra David ile Sinbad arasında bir var olma savaşı sürdü. Bu savaş sürerken de dünyaya Rukh toplayıcı melekler yollandı. SP’den çıkan dörtlü bu melekleri durdurmaya çalıştılar. Kader, Sinbad tarafından tekrar yazıldığı için insanlar melekler kendilerini kurtaracağını düşünmeye ve Rukh’a dönüşmeyi istemeye başladılar. Meleklere karşı savaşan dörtlüyü de düşman belleyip, ortadan kaldırmaya dahi çalıştılar. En nihayetinde kaderin zincirleri kırıldı ve tüm Metal-Vessellar güçlerini birleştirerek dünyan SP’ye Rukh taşıyan zindanları yok ettiler. Böylece Sacred Palace başka bir boyuta yollandı, dünya üzerindeki hükmü son buldu. Dünyada da artık büyü var olmayacaktı, metal-vessellar işlevsiz hale gelmişti. Savaş ve büyünün birden kaybolmasıyla birlikte dünyanın şekli ve fiziksel kanunları da deforme olmuştu. Tüm insanlar bir araya gelerek yıkılmış dünyalarını tekrar yaşanabilir kılmak için mücadeleye başlamışlardı. Son sahnelerde Alibaba ile Morgiana’nın düğününü gördük. Kapanış sayfasında da Kara Kıta’nın dünya ile arasındaki sınırın kalktığını ve bizimkilerin oralarda yeni maceralara çıktıklarını öğrenerek hikayeyi sonlandırdık.

Seriye puanım 9.5/10. Final gayet tatlıydı. Bana yıllarca yaşattığı heyecan ve sorgulattığı dünya yönetimi nasıl olmalıdır sorusu ile üzerimde büyük etki bırakmış bir eser. Kolay kolay unutacağımı sanmıyorum.

Magi” için bir yorum

  1. Geri bildirim: Orient – Diyar-ı Shak

Yorum bırakın