Satranç

Orijinal İsim: Schachnovelle (Chess) (1941)

Yazar: Stefan Zweig

Okuma Tarihi: (27 Haziran 2019 – 29 Haziran 2019)

Satranç, okuduğum üçüncü Zweig novellası oldu. Ölümüne en yakın eseri bu sanırım. 1942’de İkinci Dünya Savaşı’nın Naziler üstünlüğü ile geçtiğini görüp, Petropolis-Brezilya’daki dairesinde bir not bırakarak, eşiyle birlikte intihar ediyordu. Kitap da 1941 yayını olduğuna göre son hikayesi ya budur ya da bir başka 1941/2 yazılı bir eseridir diye düşündüm.

Nihayetinde en olgunlaşmış öykülerinden biri olmasını bekliyor insan, ki öyleydi de. 30.sayfa itibariyle Dr. B’nin geçmişinin anlatıldığı kısımlar su gibi akıp gitti. Ahmet Cemal’in Almanca’dan çevirideki başarısı takdire şayan. En kolay ve anlatımı bozmayacak kelime seçimleri ile anlatımı son derece sürükleyici bir seviyeye getiriyor.

Hikayenin olayı beyin yakan bir kurgu vaat etmesi değil. Kaldı ki Zweig’in psikolojik çözümlemeleriyle tanınan bir yazar. Ben de karakter odaklı gelişimlere açık bir kapı hayal ediyordum ve de beklediğimi buldum. Czentovic’in nasıl bir satranç odaklı zekaya sahip oluşu ile Dr. B’nin Nazi gözetimi altındayken liseden beri eline taş sürmemesine rağmen nasıl kendini satranç konusunda geliştirdiğini aşama aşama görmek gerçekten oldukça keyifliydi.

Kitaba puanım 7.5/10. Okuduğum üç kitabı arasında en beğendiğim hikaye bu oldu.

Yorum bırakın