Killer Is Dead

İlk piyasaya sürülme tarihi: 1 Ağustos 2013

Geliştirici: Grasshopper Manufacture

Tür: Action

Platform: PC

Oynama Tarihi: 27 Mart 2018 – 11 Temmuz 2020

Killer is Dead Nightmare Edition hikayesini 11 saat 24 dakika 44 saniyelik bir oynanışın sonunda tamamladım.

Goichi Suda kendine has stili sayesinde hep dikkatimi çeken bir oyun yapımcısı olmuştu. Sanırım 2011 yılıydı, Nintendo Wii satın aldığımda içinde bir tanıtım broşürü vardı. Wii’ye yakın zamanda çıkış yapmış oyunlar kısaca tanıtılıyordu. Xenoblade Chronicles ve No More Heroes o listenin en göze çarpan parçalarıydı. Yıllarca aklımda yer etmiş olmasına rağmen No More Heroes da dahil Suda51 tarafından yapılmış hiçbir oyunu oynama fırsatım olmadı. Herhalde Kasım 2017de, Killer is Dead Steam üzerinden bedava dağıtılmıştı. O vakit kütüphaneme ekledim. Ancak oyuna başlamam 2018 Mart’ını, bitirmem ise 2020 Temmuz’unu buldu.

Oyun, hikayesinden ziyade oynanış ve tarzı ile göze çarpıyor. Kullanılan renk paleti, mekan ve karakter tasarımları, müzikler ve cutscenelerin sahip olduğu sinematografi, eseri ilk kez gören birinin oynadığı diğer yapımlardan kolayca ayırt edebileceği bir üslupta işlenmiş. Suda51’i bu yönüyle takdir ediyorum. Kendine özgü bir stil yaratıp, kendi kitlesini bunun çevresinde bağlayabilen nadir insanlardan biri.

Killer is Dead’in hikayesi bir Devil May Cry serisine epey benziyor. Oyunda avcı bürosu işletiliyor. Ana karakterimiz Mondo Zappa bu büronun görevlere yolladığı tetikçi rolünü üstlenen bir kişi. Oyunun hikayesi birbirinden bağımsız gibi gözüken 12 ana görevden oluşuyor. Ancak son 4-5 bölümü oynarken her görevin aslında tek bir kilit karakterin çevresinde şekillendiği hissine kapılıyoruz. O kişi de Mondo ile yakın bir ilişkisi ve köklü bir geçmişi bulunan David isimli “Ayda yaşayan adam”dan başkası değil.

Oyunun en beğendiğim mekaniği counterlama yöntemiydi. Eğer keyboard ile oynuyorsanız, dövüşte üzerinize gelen bir düşman saldırısından space tuşuna doğru zamanda basarak kurtulursanız görüntü birden ağır çekime geçiyor ve ekranda sol tık ibaresi beliriyor. Mondo hızlıca karşı saldırıya geçiyor. Birkaç saniyeliğine sol tıka ardı ardına basarak, savunmasız düşmana kılıç darbeleri indirebiliyorsunuz. Bu teknik benim gibi uzun boss dövüşlerini sevmeyen insanlar için son derece keyifli bir mekanik. Doğru zamanlama ile en güçlü bossu dahi hiçbir hasar almadan birkaç saniye içinde harcayabiliyorsunuz.

Oyuna puanım 7/10. Keyifli olmasına rağmen hikaye açısından zayıf bir yapım. Bir devam oyunu çıkmasını isterim.

Yorum bırakın