Orijinal Adı: Şair Evlenmesi
Yazar: İbrahim Şinasi
Sadeleştiren: Refik Durbaş
Okunma Tarihi: 21 Eylül 2020

Lisedeki edebiyat derslerinde adını sıkça duymamıza rağmen içeriğine dair hiçbir bilginin verilmediği onlarca eserden biriydi Şair Evlenmesi. Batılı anlamda ilk tiyatro oyunu olması hasebiyle Türk Edebiyatı için son derece önemli bir mihenk taşı görevi görüyor.
Bugüne değin alıp okumamış olmak kesinlikle benim ayıbım. Suçunu eğitim sistemine tamamen yüklemek istemiyorum. Nihayetinde ben bir bireyim ve yıllar içinde gerçekleştirdiğim hür iradem sayesinde karar alabiliyorum. Tepedeki bir büyük biraderin verdiği direktifler ile hareket etme işini çok uzun zaman önce aştım. Bu yüzden geçmiş hatalara yakınıp dövünmek yerine yola devam etmek gerekiyor.
Eserin öyküsü ailesinin küçük kızı olan Kumru Hanım ile evlenmek isteyen alafrangalık düşkünü Müştak Bey’in, aracı kadın tarafından oyuna getirilmesi ve Kumru yerine onun yaşlı ablası Sakine Hanım ile nikahlamış olması ile başlıyor. Zaten hiç uzun olmayan bu hikaye on dakikalık bir skeç gibi çok hızlı inşa olup sona ulaşıyor. Yanlışlığı düzeltmek için imama başvurulur. Fakat imam aracı kadından yana konuşmaya başlar. Olaya Müştak Bey’in arkadaşı Hikmet Efendi’nin dahil olmasıyla birlikte imam ağız değiştirir, sonrasında da işler tatlıya bağlanır ve sorunlar çözülür.
Yirmi sayfalık bir senaryo metninde bunlar gerçekleşir. Ancak Şinasi, hikayenin arka planında görücülük başta olmak üzere geleneklere, görevini kötüye kullanıp rüşvet alan meslek sahiplerine ve mahalle yaşantısının hastalıklı yönlerine dikkat çekmeye çalışır. Maksadı bu olmasına rağmen etkileyicilikten çok uzak bir yapım. Edebiyatımızın ilklerinden biri olması nedeniyle dikkat etmek gerekiyor.
Esere puanım 5.5/10. Daha kısa ve data detaylı, dolayısıyla daha eleştirel bir üsluba sahip olmasını dilerdim.