İlk piyasaya sürülme tarihi: 16 Şubat 2016
Geliştirici: Capcom – Dimps
Tür: Fighting
Platform: PS4
Oynama Tarihi: 31 Ağustos 2020 – 7 Şubat 2021

Oyunun hikayesi yaklaşık 3 saatlik bir oynanış sonunda final verdi.
Street Fighter serisi çocukluğumdan bu yana en sevdiğim dövüş oyunu yapıtı olmuştur. Karakterleri diğer dövüş oyunlarındakilere nazaran daha ikonik geliyor. Karakterlerin dizaynı, kostümlerinin renk seçimi, animasyonları ve sahip oldukları hareket şemaları kısacası her detayı ile zihnime kazınmışlardı.
Street Fighter 5, Şubat 2016’da çıkış yapmasına bir hafta kalan çeşitli platformlar üzerinden açık beta sürümü yayınlamıştı. İlk orada deneme fırsatı bulmuştum. Ancak serverların stabil olmaması ve versus modu dışında hiçbir seçeneğin bulunmuyor oluşu nedeniyle kısa bir denedikten sonra oyunu silmiştim. Daha sonraki oynayışım ise 2016 yılının sonlarına falan denk geliyordur. SF5 yine Steam üzerinde haftasonu boyunca ücretsiz oynanabilir hale gelmişti. Bitmiş haldeki oyunu oynama hevesiyle indirmiştim. Ancak o dönem oyuna henüz General Story modu eklenmemişti. Ben de sevdiğim birkaç karakterin öyküsünü oynadıktan sonra oyunu silmiştim.

Bu seferki oynayışım ise hem benim oyun alışkanlıklarım hem de SF5 özelinde oldukça farklı bir deneyim idi. Naruto SUNS4 haricinde hiçbir dövüş oyunun online ranked maçlarına sardığımı hatırlamıyorum. SF4’ü vaktiyle korsan oynadığım için onun online maçlarına girememiştim. Beşinci oyun her ne kadar oyuncular tarafından ağır eleştirilere maruz kalmış olsa da ben oyunu tam anlamıyla oynamaya dört sene sonra başladığım için karşılaştığım yapım çok daha oturmuş bir haldeydi.
Online maçlara sarmamın ana sebebi oyunu uzun süre oynamak istemiş olmamdı. Karakter öyküleri ile ana hikayeyi oynarsam oyundan bayacağım diye korkuyordum. Bu yüzden sürekli PvP takılıp karakterler üzerindeki hakimiyetimi artırmayı hedefledim. Sırasıyla Chun Li, Cammy, Ken, Karin ve Vega ile ustalaşmaya çabaladım. Vega’yı da 5 lvl yaptığım vakit Player Level 30’a ulaşmıştım. Sonra Karakter öykülerini yapmaya başladım. Her karakter çok hızlı bir şekilde EXP kazandığı için benim online mode da onlarca saat uğraşmam biraz rahatsız hissettirdi. Yine de o etabı tamamladığımda PL 150 olmuştum. Bu beni epey sevindirdi. Biriktirdiğim Fight Point ile de Juri’nin kilidini açtım ancak ustalaşacak kadar sık oynama fırsatım olmadı.
Chun Li ve Vega’da da iyi oynamama rağmen mainim Karin Kanzuki. SF Alpha’dan yani yaklaşık 15 senelik bir yokluktan sonra kendisiyle tekrar karşılaşmış olmak sevindirdi. Movesetini çok beğendim. Oynaması bana en keyif veren karakter şu an o diyebilirim.

Bu yazdığım güzel yönlerin dışında SF5’in çok kritik bir hatası var ki benden daha yargılayıcı olan insanlar tarafından yerin dibine sokulmasına da bu sebep oldu: Ekonomi sistemi. Oyunda hiçbir şeyi oynayarak açamıyorsunuz. Karakter hikayelerini bir defa bitirince yaklaşık 80k FP elde ediliyor. Bu seferlik bir kazanç. Oyunun geri kalanında haftalık görevleri yapmak veya online maçları kazanmanız gerekiyor.
Oynadığınız karakter level atlarsa 1000 FP kazanıyorsunuz. Bunun dışında PvP maç kazandığınızda yalnızca 50 FP alabiliyorsunuz. Böyle havadan konuşunca normal gibi gelebilir. Marketteki en basit kostüm 40k FP, herhangi bir karakteri açmak isterseniz de 100k FP harcamanız gerekiyor. Hal böyle olunca oyunu ilk oynayışınızda bir karakter açabilecek kadar FP’yi kolayca biriktirebiliyorsunuz. Ancak sonrasında hiçbir şey almaya puanınız yetmeyecek.
Oyun sizi gerçek para harcamaya iten oldukça sinir bozucu bir ekonomik sistem kurmuş. Bu kozmetik ürünleri almanız için sizi zorlamıyor olsa da bir dövüş oyunundaki en temel özellik olan karakter kilidi açma ile kostüm elde etme işini paraya dayandırmış olması beni epey rahatsız etti.

Oyunun online moduna bir süre ara vereceğim. Birkaç aydır sıkça SF online oynuyorum. Şu ana dek 350 maç yapmışım. Win Rate’im %34.29. 120 galibiyet 230 mağlubiyete sahip 153 levellık bir hesabım var. Oyuna ara verirken 963 LP (Bronz) ve 57250 FP’ye sahip olduğum detayını da iliştirmek istiyorum.
Bu incelemeyi oyunun ana hikaye modunu bitirmem üzerine yazdım. Bir dövüş oyunundan iyi bir senaryo beklemem biraz haksızlık olur. Ben SF’nin aşağı yukarı senaryosunu bildiğim için ne anlatacaklarını da tahmin edebiliyordum. Sevdiğim karakterleri Avengers tarzı bir araya toplasın ve birlikte M. Bison’a karşı savaşsınlar yeter diyordum. Öyle de oldu zaten. O yüzden bir sorunum yok.

Yapıma puanım 7/10. Her ne kadar o özlediğim SF deneyimini bana tekrar yaşatabilmiş olsa da sahip olduğu eksik karakterler ve kozmetik üzerine kurulmuş para tuzağı sistemi nedeniyle ağzımda bayat bir tat bıraktı. Oyunun online moduna ara ara devam edeceğim, şimdilik kısa bir ara veriyorum.