Ruh Adam

Orijinal İsim: Ruh Adam (1972)

Yazar: Hüseyin Nihal Atsız

Okuma Tarihi: 13 Eylül 2020 – 26 Mart 2021

Üzerine pek laf etmeye dahi lüzum görmediğim bir kitaptı. Ancak alışkanlığım gereği birkaç not düşmem gerekiyor.

İdeolojisi nedeniyle antipati duyuyorum. Şairliğini de beğenmiyorum. Bu sebeple de kültür-sanat gruplarında muhabbeti geçtiğinde Atsız ile alay etmekten geri durmuyordum. Bu davranışıma karşılık olarak da onun hayranı olan insanlar tarafından bana hep “Ruh Adam’ı okumadan yazarlığını eleştirme hakkın yok” minvalinde yanıtlar gelirdi. Geçtiğimiz aylarda da metroda okumalık pek dikkat gerektirmeyen bir şeyler okuyayım derken bunun PDFsini indirmeye karar verdim. Açıkçası bu kitaba kuruş dahi vermek istemediğim için kendi çapımda bir boykot uyguladım da denebilir. Böylece okumaya başladım.

Başladım başlamasına da hikaye kelimenin tam anlamıyla ‘cringe’ idi. Yani olay örgüsü bir kenara, hikayedeki her karakter de mi garip olur arkadaş. 67 yaşına gelmiş bir ‘yazarın’ ustalık eseri bu mudur yani? Ustalık eseri benim 15 yaşında yazdığım hikayelerden bile daha kötü kurguya sahip ise ben bu adamın yazar/şairliğinin nesine tamam olayım ki?

Selim’inden Leyla’sından, Güntülü’sünden Yek’ine saçma sapan iki boyutlu karakter çorbasından başka bir şey değildi bu kitap. Atsız’ın şiirlerini sevmezdim. Artık hayranlarının en iyi kitabı dedikleri Ruh Adam’ı okuduğuma göre, bundan daha beter haldeki romanlarını okumak ile vakit kaybetmeye pek niyetim yok. Belki ileride bir gün bunarsam ve alay edecek malzeme arayışa çıkmışsam döner diğer eserlerine de bakarım. Umarım öyle bir boşluğa yakın zamanda düşmek nasip olmaz.

Kitaba puanım 5.5/10. Üç yüz sayfalık kitapta güzel olan tek sahne Tanrı’nın önündeki duruşma sahnesi idi. Geri kalan kısmı bomboş idealizm, romantizmden ibaret.

Yorum bırakın