Orijinal İsim: Le Spleen de Paris (1869)
Yazar: Charles Baudelaire
Okuma Tarihi: 4 Mart 2021 – 31 Mart 2021

Baudelaire şiirlerini internette uzun zamandır parça parça okumaktaydım. Şöhretini borçlu olduğu Kötülük Çiçekleri ve Paris Sıkıntısı adlı eserlerini okumaya ise epey yakın bir zaman evvel karar verdim. Biraz geç olduğunu düşünsem de daha fazla ertelemenin iyi olmayacağına kanaat getirdim. Böylece Paris Sıkıntısı’ndan giriştim.
Paris Sıkıntısı, mensur şiir türünde yazılmış 50 şiirden oluşuyor. Bu şiirlerinin her biri farklı meseleleri ele alıyor olsa da buluştukları ortak bir temel var: Parisli insanların günlük yaşamları. Parislilerin ne gibi dertler taşıdığı, birbirlerine karşı ne fenalıklar ve hasetlikler beslediklerini farklı açılardan ele almakta bu şiirler.
Dekadan şiirin ne olduğunu Paris Sıkıntısı’nı okuduktan sonra iyice idrak etmiş oldum. İnsan yaşamındaki bayağılığı şiirin teması haline getirmek o dönem nasıl bir infial koparmıştır hayal edebiliyorum. Bir de romantizm gibi bir sanat akımının hala etkisinin sürdüğü dönemlerde, böyle çirkinlikleri gözler önüne seren satirik eserler çıkarmak çok kıymetli bir çabayı da içinde barındırıyor.
Dekadan şiiri beğenmek epey güç geliyor bana. Ancak yine Baudelaire’in elinden çıkmış bu elli şiir içinden en az bir beş ya da altı tanesinin beni çok duygulandırdığını itiraf etmem gerekiyor. Favorilerim ‘Ay’ın İyilikleri’ ve ‘Dünya’nın Dışında Olsun da Neresi Olursa Olsun’ isimli şiirlerdi.