Silahlara Veda

Orijinal İsim: A Farewell to Arms (1929)

Yazar: Ernest Hemingway

Okuma Tarihi: 2 Temmuz 2021 – 13 Temmuz 2021

Bu kitap bir çaresizlik anlatısıdır. Mutlu bir sona ermeyeceğini daha ilk bölümü okurken anlamıştım. Henry’nin orduyu terk ettikten sonra Milan’a dönene kadarki kısımda İtalya bana bir bataklık hissi verdi. Hiçbir yerinden kaçamayacağın ve çabaladıkça seni daha da dibe çekecek bir bataklık. Ne dağlarında ne düzlüklerinde güvenli bir yer bulamayacağın ürkütücü bir ülke.

Romanın atmosfer yaratma ve okuruna geçirme konusunda çok başarılı olduğunu söylemem gerekiyor. O havan topu saldırısı sahnesi ve sonrasında yaşananlar kolay kolay aklımdan çıkabilecek gibi değil. Savaşın şiddetini canlı bir şekilde betimliyor. Okurken ellerim titremişti. Kalbim sıkışmıştı. Kendimi güvensiz bir ortamda bulunuyormuş gibi hissetmiştim.

İlk üç bölümün bana hissettirdiği bir eşsiz duyguların ardından son iki bölümün Henry ve Barkley arasındaki ilişkiye odaklanıyor olması benim modumu fena halde düşürdü. Ancak beni okumaktan alıkoymadı. Romanın bu odak değişimi canımı sıkmış olsa da bana kendini okutmaya devam ettirdi.

Silahlara Veda bugün metro ile evime dönüş yaparken bitirdim. Finalinin içimde yarattığı burukluğu doyasıya yaşamak istedim. Ancak hiç uygun bir yerde olmadığım için hislerimi içime gömdüm ve sessizce bekledim.

Romanın alternatif sonları olduğunu öğrendim. Kimisi bizzat Hemingway’in kendi tasarladığı kimisi de fan-fiction denebilecek çalışmalardan oluşuyor. Ancak orijinal finalin zihnimde bulanmasını istemediğim için şimdilik o alternatifleri okumayı erteliyorum. Aylar sonra bir gün aklıma gelirse kitabı raftan indirir ve okurum.

Esere puanım 7.5/10.

Silahlara Veda” için bir yorum

Yorum bırakın