Orijinal Adı: The Basketball Diaries (1995)
Yönetmen: Scott Kalvert
Türü: Biyografi – Drama – Suç
İzlenme Tarihi: 12 Temmuz 2022

Bu filmi izlemeyi çok uzun zamandır planlıyordum. Suç dramasına karşı sahip olduğum özel ilgi nedeniyle listeme almış ancak bir türlü fırsat bulamamıştım. Açıkçası filmi izlemek için uygun bir dönemimde olmadığımı fark ettim. Ancak bunu anladığımda filmin ilk yarısı çoktan bitmişti.
Filmin hikayesi Jim Caroll isimli bir gencin başından geçenleri konu alıyor. Bir katolik okulunda eğitim gören Jim ve arkadaşları okulun basketbol takımında yer alan son derece başarılı atletlerdir. Lise çağındaki bu bir grup genç hayatlarında yeni tecrübeler elde etmek için yanıp tutuşmaktadırlar. Kızlar, alkol ve uyuşturucu derken kendilerini bambaşka bir dünyanın içinde bulmaya başlarlar. Tüm bunlar gerçekleşirken birden beklenmedik bir şekilde gruplarının eski bir üyesini lösemiden kaybederler. Bu ölümü atlatamayan Jim kendisini ve arkadaşlarını sonunda ışık görülmeyen bir dert çukuruna sürükler.
Senaryo gerçek bir hikayeden esinlenilerek kaleme alınmış. Bunu biliyor olmak beni olması gerektiğinden daha fazla etkiledi sanırım. Jim’in hem arkadaşlarıyla arasının bozulması hem de annesiyle kavga etmesi sonrasında sokaklara düşmesi beni hayatın ne kadar da kolay bir şekilde çöpe atılabileceği konusunda düşünmeye itti. İzlerken gerçekten çok rahatsız oldum.
Filme puanım 7.5/10. DiCaprio 20li yaşlarının başında da harika bir oyuncuymuş. Girdiği krizleri izlerken istemsizce dişlerimi sıkıyordum. O çaresizliği iliklerime kadar hissettirdi.