Kelebeğin Rüyası

Orijinal Adı: Kelebeğin Rüyası (2013)

Yönetmen: Yılmaz Erdoğan

Türü: Biyografik – Drama – Tarihi

İzlenme Tarihi: 21 Temmuz 2024

Rüştü Onur ile tanışmam bundan birkaç sene evveline dayanıyor. Başka bir şehirde yaşayan ve nispeten depresif bir karakteri olan bu arkadaşım kendisini Rüştü Onur ile özdeşleştiriyordu.

Onun sayesinde Rüştü Onur’un internet üzerinden erişebildiğim tüm şiirlerini okumuştum. Eserlerine genel bir melankoli hakimdi. Her bir şiirinde kendimi çaresiz bir adamın son çırpınışlarını izliyormuş gibi hissediyordum.

Kelebeğin Rüyası filminin konusunu çok yakın zamana değin bilmiyordum. Hatta öyle şans eseri denk geldim ki kendime kızdım bile diyebilirim. Zamanında ilgi duyup şiirlerini okuduğum adamın biyografisini işleyen bu yapıma nasıl oldu da bakmamıştım.

Ancak her şeyin bir yeri ve zamanı olduğuna inanan bir insan olduğum için kızgınlığım kısa sürede geçmişti. Bu filmi bugün, bu saatte ve bu ruh halinde izlemem gerekiyormuş. İyi ki de öyle olmuş. Yapımın içerdiği duygusal kırılganlığı kolayca hissedebildim.

Filmin ikinci yarısını izlerken zihnimde Puşkin’in Düşünceler adlı şiiri dönüp durdu. Hatta bu anımsamalar o kadar gürültülü bir hale geldi ki en sonunda filme ara verdim ve şiiri açıp okudum.

Düşünceler

Gürültülü sokaklarda yürüsem
ya da hıncahıncına dalsam bir dolu kilisenin
oturup vahşi genç neslin arasında ya da
silip atsam kafamdan düşüncelerimi

Diyorum ki kendime: öyle çok göründüğüne bakma
işte bir bir geçip gidiyor yillar,
Hepimiz çıkmak zorundayiz o son yolculuğa
ve şu an bile birinin gitme saati

Issız bir meşeye bakıp
düşünürüm: işte bu babasi tüm agaçlarin
gömecek benim yitip giden günlerimi
tipki gömdügü gibi dedeminkilerini de

okşasam küçük bir çocugu
aklima hemen ayrilik gelir.
yerimi sana bırakacagim
açarken senin çiçeklerin ben solmaliyim

Her gün, her saat
Bitevi dalarım düşüncelere
Geçen yılların sayısına bakıp
bulmaya çalışırım bana ölümü getirecek olanı

Peki kader nerede gönderecek bana ölümü
Savaşta mı, yolculukta mı ya da açık denizde mi?
Yoksa şu yakındaki vadi mi
alacak soğumuş küllerimi?

Gerçi farketmez hissiz bedenim
nerede çürürse çürüyüp gitsin
yine de taşrama yakın düşersem
isterim orada dinleneyim

Mezarımın yanında keşke
Genç canlar ebediyen oynasa
Ve yansız, umarsız doğa
Güzelliğiyle ışıldasa

-Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Filme puanım 8/10. İzlerken gözlerimin dolmasına engel olamadım. Çok güzel ve özel bir yapımdı. Gerçekten beğendim.

Yorum bırakın