Orijinal Adı: Malkoçoğlu (1966)
Yönetmen: Süreyya Duru
Türü: Aksiyon – Macera – Tarihi
İzlenme Tarihi: 4 Haziran 2025

Yeşilçam’ın bir köşeye atılıp unutulmaya yüz tutmuş tarihi filmlerine göz atma kararı alalı yaklaşık bir ay oluyor. Ancak açık öğretim sınavları bahanesiyle bir türlü seyretmeye başlayamadım. IMDB’de hazırlanmış Yeşilçam (Tarih) adlı bir liste ile karşılaşınca bunu kendimi kılavuz belleyip Malkoçoğlu ile işe girişmeye karar verdim.
Malkoçoğlu sülalesi 2. Mehmet ve 2. Beyazıt devirlerinde Rumeli’nde başarılı işler gerçekleştirmiş önemli bir akıncı ailesidir. Yaklaşık 14. yüzyılda kurulup Gazi ve Akıncı ünvanları taşıyan bu ailenin faaliyetleri 1604 yılında sonlandırılmıştır. Ailenin Sırp kökenli olduğu rivayet olunmaktadır.
Malkoçoğulları ailesi Türk-Yörük kökenli Turahanoğulları gibi değil de, Evrenosoğulları ve Mihaloğulları ile birlikte Hristiyan kökenli olup Osmanlı Devleti’nin Avrupa kıtasında yayılışına önayak olmuş asker-soylu bir ailedir.

Filmimiz de babası Semendire Kalesi beyi olan Malkoçoğlu Ali Bey’in Sırp tahtını gasp eden prens Lazar’a karşı mücadelesini konu almaktadır. Ali Bey, Yılmaz Köksal’ın canlandırdığı Ejder karakterini kendine yoldaş edip veliaht prens Greguvar’ın meşruiyetini sağlayabilmek için kutsal Korona’yı (taç) arayışa çıkar.
Eseri izlerken aklımın bir ucunda hep Witcher evreni ve Geralt vardı. Malkoçoğlu serisinin yeni maceralar ile canlandırılması isteği uyandı içimde. Deliorman maceraları, Vampir Milos Obilic ile karşılaşma, Istranca dağlarında ve Tırnova Cadıları gibi hikaye isimleri bile çoktan belirdi aklımda. Oturup bir ara bunun üzerine yazmaya başlamak istiyorum.
Esere puanım 6.5/10.