Huzur

Orijinal İsim: Huzur (1948)

Yazar: Ahmet Hamdi Tanpınar

Okuma Tarihi: 7 Temmuz 2025 – 28 Temmuz 2025

Ahmet Hamdi Tanpınar ve elbette en başta gelen eserlerinden olan Huzur ile tanışıp kaynaşma evresini çok erteledim. Bunu tam hazır olmamaya mı yoksa kitabı gözünde büyütmeye mi bağlamalıyım bilemiyorum.

Okuma kararını da iki ay önce dahil olduğum kitap kulübü sayesinde aldım. Türk Edebiyatı’ndan ne seçip okusak diye oylama yapmıştık. Sonuç olarak çoğunluğun kararı Huzur romanından yana oldu. Ben de demokrasinin kestiği parmak kanamaz deyip okumaya giriştim.

Roman Milli Mücadele döneminde geçen çocukluğunda ailesini yitiren Mümtaz’ın İstanbul’daki kuzeni İhsan’ın yanına gelmesi ile başlıyor. İlk başta Balkan Harbi’nde geçtiğini düşündüğüm S. isimli şehirdeki çocukluk anılarının Mümtaz’ın 1939’da -2. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde- 20li yaşlarda olduğunu anlamam üzerine Bağımsızlık Savaşı olarak zihnimde güncelledim.

Mümtaz’ın Galatasaray Lisesi’nde okurken, çocuklu ve boşanmış bir kadın olan Nuran’a gönlünü kaptırarak birlikte İstanbul’u turlamalarını okuyoruz kitap boyunca. Nuran’ın eski eşine dönüp dönmeme konusundaki kararsızlığı ve Mümtaz’ın bitip tükenmeyen şüpheleri romanı ismiyle tezat bir huzursuzluk içine sürüklüyor. Buna Suat karakterinin eklenmesi ile birlikte trajedinin tuzu biberi yerine geliyor.

Romanın dili modern Türk okuru için ağır diyebilirim. Sözlük yardımı olmadan okumak bence oldukça zor. Bazen kullanılan kelimeler bir müzik terimi mi yoksa sadece eski bir sözcük mü idrak edemedim. Mahur Beste, Dede Efendi, Acemaşiran, behemehal vb. defalarca tekrar eden sözcük ve isim mevcut. Tekrarlar sonucu insanın bilinçaltına yerleşiveriyor.

Genel olarak romanın okura yaşattığı duygulardan bahsetmem gerekirse şunu söyleyebilirim. Dürüst olmam gerekirse ben pek de eğlenerek okumadım. Bu bir Modern Türk Edebiyatı klasiğidir. Elbette edebiyata ilgi duyan her Türk vatandaşının bu romanı eline alıp okuması gerekmektedir. Bunu destekliyorum. Fakat herkesin keyif alabileceği bir yapım mı bundan pek emin değilim.

Esere puanım 7/10. Beş Şehir ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü de en kısa zamanda okuyup Tanpınar değerlendirmemi öylece tamamlamak istiyorum.

Yorum bırakın