Zamanı Durdurmanın Yolları

Orijinal İsim: How To Stop Time (2017)

Yazar: Matt Haig

Okuma Tarihi: 5 Haziran 2025 – 14 Haziran 2025

Kitap kulübümüzün bu ayki kitabı Zamanı Durdurmanın Yolları olarak seçilmişti. Ayın teması Kuzey Avrupa edebiyatı olmasına rağmen bir İngiliz eserinin ayın kitabı belirlenmesi bana garip geldi fakat üzerine muhalefet etmedim. Halkın iradesine saygı duydum ve okumaya başladı.

Matt Haig’in adını Gece Yarısı Kütüphanesi ile duymuştum. Fazla popüler olması nedeniyle biraz önyargı sahibi olmuştum. Fakat bu okuduğum kitap ile o önyargımı kırmış oldum.

Zamanı Durdurmanın Yolları çok hoşuma giden bir konsepti konu almış kendisine. The Man From Earth ve Midnight in Paris filmleri ile bir gönül bağı olduğunu söyleyebilirim. Ancak hikayenin kendine has olan kısımları da oldukça fazlaydı ve güzel bir tat verdi.

Esere puanım 7/10.

Wicked City

Orijinal Adı: 妖獣都市 (Youjuu Toshi) (1987)

Türü: Aksiyon – Macera – Fantastik – Drama

Stüdyo: Madhouse

İzlenme Tarihi: 5 Haziran 2025

Madhouse ne kadar kaliteli bir stüdyo olduğunu bana bir kez daha kanıtlamış oldu. Ellerini değdirdikleri her esere bir stil, bir ruh, bir tat katmayı başarıyorlar. Wicked City için de durum aynısı olmuş.

Hikayemiz Black Guards isimli gizemli bir örgütün üyesi olan Taki isimli bir adamı merkeze alıyor. Bu örgüt insanlar ve şeytanlar arasında dengeyi sağlamaya çalışan bir güvenlik timi gibi düşünülebilir. Şeytanlar ve insanlar arasında yeni bir anlaşma yapma vaktinin yaklaşması nedeniyle şeytanlar sorun çıkarmaya ve insan yaşamlarını tehdit etmeye başlarlar.

Terör faaliyetleri yürüten şeytanlar nedeniyle önemli bir mistik şahıs olan Mayart’ı koruma görevi Makie isimli dişi bir şeytana ve bizim Taki’ye verilir. Mayart’ın başını belaya sokması nedeniyle tedavisi için onu ruhsal tedavi merkezine götürürken ikilinin başına hoş olmayan şeyler gelir. Ancak bu zorluklar onları birbirine duygusal olarak bağlamaktadır.

Kurgunun birebir herhangi bir eser ile etkileşimi var diyemesem de benzerlik olarak gördüğüm çeşitli şeyler oldu. Örneğin bu filmden 4 sene sonra yine Madhouse eliyle yapılacak olan Teito Monogatari isimli anime serisi ile tematik ve mekansal benzerlikler hissettim. Yine aynı şekilde Shin Megami Tensei evrenin karanlık ve ezoterik atmosferi bu yapımda da mevcuttu. Yu Yu Hakusho‘nun Chapter Black Saga hikaye arcı ile de benzer gore sahneler gözlemledim.

Tadımlık bir seinen seri olarak değerlendirirsek hikayenin bağlandığı nokta itibariyle beklentimin üzerine çıktığını söylemem gerekiyor. Ben daha standart, hard-boiled dark noir bir cyber-demon detective öyküsü beklemiştim. Görsel olarak bunu yakalamış olsa da içerik olarak kendine özgü bir yanı da yok değil.

Esere puanım 7/10. Hikayenin devamı var mıdır bilmiyorum ama mevcut haliyle gayet uygun bir final veriyor. Çocuk doğar mı, anlaşma yapılır mı gibi soruların cevabını almadan da gayet yeterli bir sunum olmuş.

Yalan Dolan

Orijinal İsim: Niente di vero (Lost on Me) (2022)

Yazar: Veronica Raimo

Okuma Tarihi: 2 Haziran 2025 – 5 Haziran 2025

Kitaptan ve yazarın varlığından haberim yoktu. Kendi başıma hareket ediyor olsam uzun süre de olmazdı. Kız arkadaşım ile birlikte dahil olduğumuz yeni kitap grubu sayesinde tanımış oldum bu eseri.

Kitap ilk üçte birlik kısımda beni oldukça eğlendirdi. Yeni tanıştığınız çok geveze bir insan size geçmişini anlatıyor gibi hissettirmişti. Fakat kalan kısımda cinsel istismar anıları, takıntılı aile bireylerinin davranışları epey sinir bozucu oldu. Yazarın bu konulara sırf laf olsun diye değiniyor olması ve hicbir yere bağlamadan bir şeyler anlatmaya devam etmesi beni irrite etti.

En nihayetinde elimizde, bize neden yazar olduğunu anlatan birinin otobiyografik eseri bulunuyor. Sevip sevmemek tamamen okura bağlı. Beni çok açmadı.

Esere puanım 6/10.

Malkoçoğlu

malkoçoğlu 1966

Orijinal Adı: Malkoçoğlu (1966)

Yönetmen: Süreyya Duru

Türü: Aksiyon – Macera – Tarihi

İzlenme Tarihi: 4 Haziran 2025

Yeşilçam’ın bir köşeye atılıp unutulmaya yüz tutmuş tarihi filmlerine göz atma kararı alalı yaklaşık bir ay oluyor. Ancak açık öğretim sınavları bahanesiyle bir türlü seyretmeye başlayamadım. IMDB’de hazırlanmış Yeşilçam (Tarih) adlı bir liste ile karşılaşınca bunu kendimi kılavuz belleyip Malkoçoğlu ile işe girişmeye karar verdim.

Malkoçoğlu sülalesi 2. Mehmet ve 2. Beyazıt devirlerinde Rumeli’nde başarılı işler gerçekleştirmiş önemli bir akıncı ailesidir. Yaklaşık 14. yüzyılda kurulup Gazi ve Akıncı ünvanları taşıyan bu ailenin faaliyetleri 1604 yılında sonlandırılmıştır. Ailenin Sırp kökenli olduğu rivayet olunmaktadır.

Malkoçoğulları ailesi Türk-Yörük kökenli Turahanoğulları gibi değil de, Evrenosoğulları ve Mihaloğulları ile birlikte Hristiyan kökenli olup Osmanlı Devleti’nin Avrupa kıtasında yayılışına önayak olmuş asker-soylu bir ailedir.

Filmimiz de babası Semendire Kalesi beyi olan Malkoçoğlu Ali Bey’in Sırp tahtını gasp eden prens Lazar’a karşı mücadelesini konu almaktadır. Ali Bey, Yılmaz Köksal’ın canlandırdığı Ejder karakterini kendine yoldaş edip veliaht prens Greguvar’ın meşruiyetini sağlayabilmek için kutsal Korona’yı (taç) arayışa çıkar.

Eseri izlerken aklımın bir ucunda hep Witcher evreni ve Geralt vardı. Malkoçoğlu serisinin yeni maceralar ile canlandırılması isteği uyandı içimde. Deliorman maceraları, Vampir Milos Obilic ile karşılaşma, Istranca dağlarında ve Tırnova Cadıları gibi hikaye isimleri bile çoktan belirdi aklımda. Oturup bir ara bunun üzerine yazmaya başlamak istiyorum.

Esere puanım 6.5/10.

SteamWorld Quest: Hand of Gilgamech

İlk piyasaya sürülme tarihi: 31 Mayıs 2019

Geliştirici: Image & Form

Tür: Adventure – Deck-building – RPG

Platform: PC

Oynama Tarihi: 3 Ekim 2022 – 3 Haziran 2025

SteamWorld Quest: Hand of Gilgamech 16 saat 36 dakikalık bir oynanış sonunda final verdi.

SteamWorld oyun serisine bayılıyorum. Hand of Gilgamech’e 2022 yazında Süreyya Plajı’nda oturduğum vakitler başlamıştım. İş sonrası akşamlarımda laptopumu yanıma alır parkın kıyısında yer alan Penguen Kitapevi’nde takılırdım.

Hand of Gilgamech’e de orada başlamıştım. Ancak daha sonrasında işlerin yoğunluğu, taşınmalar, askerlik vs derken bu oyunu hep gözardı ettim. Ekim 2022’de verdiğin aradan 25 Mayıs’ta dönerek bir hafta içinde oyunun yarıdan fazlasını bitirip finale ulaşmış oldum.

Oyunu Orik karakterini ekibimize kattığımız bölümde bırakmıştım. Aslında havalı ve gizemli bir karakter olmasına rağmen oyundan soğumama engel olamamış. Her ne kadar Tarah&Thayne isimli suikastçı ikilinin de dahil olması ile oynanabilir karakterler beşe yükselmiş olsa da ben oyunu başından sonuna kadar Armilly, Copernica ve Galleo üçlüsü ile tamamladım.

Hikaye Necronomicog’u bulmamızdan ve The Dark Lord’un ortaya çıkmasından sonra hız kazanıyor. Ben de o kırılımdan sonra ara vermeden kurguyu takip ettim ve macerayı tamamladım.

Karakterlere olan bağlılığım da o hikaye gelişimi ile daha sağlam oldu. Şu an oyunu bitirmiş biri olarak gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki devam oyunu gelmesini çok istiyorum.

Slay the Spire gibi deck-building turn-based bir savaş sistemine sahip olsa da oyun genel olarak basit bir enerji tasarruf mantığına sahip. Bir bilemedin iki adet ulti saldırısını destenizde tutup geri kalanını enerji verenler veya can dolduranlarla tamamlarsanız oyunu gözünüz kapalı bile bitirebilirsiniz.

Bu açıdan biraz eksik buldum. Oyun boyunca yeni kartlar elde ediyor veya tüccar aracılığıyla craft edebiliyor olsak da ben oyunun ikinci yarısı neredeyse destemi hiç değiştirmedim. Başından beri oynadığım üç karakterimle oyunun son yarısını aynı tas aynı hamam vura vura tamamladım.

Yeni eklenen kartlar muhtemelen son iki bölümdeki boss karşılaşmalarını daha kolay atlatmamı sağlayabilirlerdi. Ancak ben bildiğim yoldan, alışkın olduğum şekilde yürümeyi tercih ettim. Oyun bu konuda bana pek bir zorluk çıkarmadı.

Oyuna puanım 7.5/10.

Dublör

fall guy dublör ryan gosling filmi

Orijinal Adı: The Fall Guy (2024)

Yönetmen: David Leitch

Türü: Aksiyon – Komedi – Drama – Romantik

İzlenme Tarihi: 3 Haziran 2025

Çağdaş Amerikan sinema sektöründe Ryan Gosling filmi diye bir türün artık adının konması gerektiğini düşünüyorum. İyice yaygınlaşan “He is literally me” meme’i nedeniyle artık Gosling’e hep benzer türde karizmatik işler teklif edildiğini düşünmeye başladım.

Bu film işte tam da o Ryan Gosling tarzı bir filmdi. Çok eğlenceli, sürükleyici ve elbette komik bir yapımdı. Adam kendisini Amerikalı Jackie Chan gibi bir şey yaptı. Dövüşürken komik olabilen ve bu stilin kendisine yakıştığı nadir aktörlerden birisi.

Fall Guy’da kayıp olduğu söylenen bir aktörün aksiyon sahnelerini çekmesi için stüdyonun yapımcısı eski filminde görev alan başarılı bir dublörü çağırır. Ancak dublörün, aktörü araması ile birlikte sürükleyici bir cinayet ve iftira sarmasına dahil olur.

Sette çekilen filmin bariz Dune göndermesi içermesi çok hoşuma gitti. Avustralya’da geçmesi nedeniyle de Mad Max stili aksiyon sahnelerine yer vermeyi de ihmal etmemişler.

Esere puanım 7.5/10. Oldukça keyifli bir filmdi.

Pokémon: Mewtwo’nun Dönüşü

Orijinal Adı: ポケットモンスター ミュウツー! 我ハココニ在リ (Pokémon: Mewtwo Returns) (2000)

Türü: Aksiyon – Macera – Fantastik

Stüdyo: Oriental Light and Magic, OLM

İzlenme Tarihi: 2 Haziran 2025

Özünde bir TV animasyon filmi olarak hazırlanıp seyirciye sunulan Mewtwo’s Return, ilk Pokemon filmi olan Mewtwo Strikes Back‘in devamında geçenleri konu alıyor.

Başlı başına değerlendirilebilecek kadar farklı bir konu işlemiyor bu yapım. İlk filmin devamından öte bir öykü değil. Klonlanan Pokemon’ların, Rocket Team ve diğer insanların erişiminden uzakta Mewtwo önderliğinde bir yerleşim kurup hayatlarını sürdürmelerini görüyoruz.

Ancak Rocket Team ajanları bir şekilde Mewtwo’nun izini sürüyor ve içeri sızma operasyonu gerçekleştiriyorlar. Ne şans ki Ash ve arkadaşları da olay yerinde yan rol oynayarak dolanmaktalar.

Esere puanım 6.5/10. Pokemon TCG’ye yeni gelen Destined Rivals genişleme paketine takiben bu filme bir göz daha atmak keyifli olabilir.

Weathering with You

weathering with you _ tenki no ko

Orijinal Adı: 天気の子 (Tenki no Ko) (2019)

Türü: Drama – Romantik – Fantastik

Stüdyo: CoMix Wave Films

İzlenme Tarihi: 24 Mayıs 2025

İki haftaya bölerek izlediğimiz bu animasyon filminin sonunda ne ben ne de kız arkadaşım mutlu hissedebildi. Kurgunun melankolik havası veya başka bir şeyden dolayı değil. Dümdüz kötü bir öyküye sahipti.

Makoto Shinkai’nin stiline alışığım elbette ancak kurgu olarak bunun kadar zayıf ve ne anlatacağına kendini inandıramayan başka bir yapımına denk gelmedim. En zayıf işi olmuş diyebilirim. Bugüne dek izlediklerim arasında açık ara en kötü Shinkai eseri.

Finali bir Sakamichi no Apollon’u anımsatmadı değil. Fakat izlemesi keyifli değildi. Kurgusu da sürüklemedi. Belli başlı sitelerde verilen puanların tamamen şişirme olduğunu düşünüyorum. İnsanlar yönetmenin adına tav olup yüksek puanı vermişler. Ben kendileriyle aynı düşünmüyorum.

Esere puanım 6.5/10.

Ali: Korku Ruhu Kemirir

ali ali ali angst essen seele auf 1974 fassbinder

Orijinal Adı: Angst essen Seele auf (Ali: Fear Eats the Soul) (1974)

Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder

Türü: Drama – Romantik

İzlenme Tarihi: 18 Mayıs 2025

Fassbinder sinemasına giriş yapmış oldum. Ancak bu iyi bir başlangıç mı oldu ondan pek emin değilim. Yapımın politik bir mesaj barındırdığı ve otörün bir fikri anlatmaya çabaladığını anlasam da ben eserin kendisine fazla bir bağ kuramadım.

Emmi dul bir Alman kadınıdır ve -sanırım- bir temizlik görevlisi olarak görev yapmaktadır. Ali ise bir otomobil tamircisidir. Emmi bir gün göçmenlerin takıldığı bir bara girer ve orada Ali ile tanışarak dans ederler. Bunun üzerine Ali onu evine kadar bırakır. Emmi onun gitmesini istemez ve sabahlamasını talep eder. Ali için sıcak bir ev, kalacak huzurlu bir yer makul gelir. Kabul eder.

Emmi, Ali’yi yalnızlığını gidermek için kullanmaktadır. Ev sahibi bir evde iki kişi kaldığı haberini işitmesinin üzerine kirayı artırmayı talep eder ancak o sırada Emmi, Ali ile evleneceğini söyler. Ali bunu o an duymuş olsa da hiç bozuntuya vermez. Kendisine evini açan, yemek veren, yatağına alan bu kadın ne derse yapmaktadır. Ve sanırım bu itaatkar hali nedeniyle yavaş yavaş iradesiz bir köle muamelesi gördüğünü hisseder. En azından benim yorumum bu yönde. Her şey yolunda giderken birden filmin sonunda ilişkinin rota değiştirmesini başka türlü kendime açıklayamadım.

Esere puanım 7/10. Belki ileride daha farklı düşüncelere sahip olurum. Ancak şu an için pek etkileyici bir yapım olduğunu söyleyemiyorum.

Garaj Yolları

Orijinal Adı: Driveways (2019)

Yönetmen: Andrew Ahn

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 17 Mayıs 2025

Sinema benim için budur. Koltuğa oturup ekranda bir şeyler izlemek istediğimde ben içimde bu filmi izlediğimde uyanan duyguları yaşamak isterim.

Hayatı kocaman bir pasta gibi düşünürsek bu filme konu olan kısım bir dilimden geriye kalan kırıntılardır. Çok küçük bir yaşam penceresinde gelişen olayların insan üzerinde önemli etkiler bırakabilmesi, acıyı da tatlıyı da yaşatabilmesi kıymetlidir. Bana bu gerçeği hatırlatan her esere kulak vermeye çalışırım.

Bu filmde üç önemli karakter var. Kore gazisi Del ve onun mevta komşusunun kız kardeşi Kathy ve oğlu Cody. Yine Koreli olduğunu düşündüğüm Kathy ve oğlu Cody, bu tek başına yaşayan ihtiyar Del’in dikkatini çekiyor. Zaman zaman yardımını aldıkları bu yaşlı adam ile küçük Cody arasında güzel bir dostluk başlıyor.

Cody’nin oyunculuğunu çok beğendiğimi söylemeliyim. Çok tatlı bir çocuktu. Kendi halinde, aklı başında, biraz içine kapanık ama oldukça sıcak kanlı biriydi. Del ile tanışmasının onun hayatında önemli bir yer alacağı konusunda seyircinin ikna edilmesi zor olmuyor.

Filme puanım 8/10.