Balatro

Balatro kapak oyun kapağı

İlk piyasaya sürülme tarihi: 1 Mart 2024

Geliştirici: LocalThunk

Tür: Roguelike deck-building

Platform: Android

Oynama Tarihi: 8 Şubat 2025 – 28 Şubat 2025

Son yıllarda oynadığım en bağımlılık yapıcı oyunların başında duran Balatro, 8 Ante’si 128,715 puan ile tamamlandı.

Oynamaya ilk önce PC’de başlamış olsam da mobile indirince geçirdiğim süre daha da artmış oldu. Oyunu telefonda da bir defa silip sonra tekrar kurdum. Son göreve gelip bitirememek içimi kemirdi. Huzur bulabilmek için bu oyunun ana bölümlerini tamamlamam gerekiyordu.

PC’de başladığım oyunu birkaç saat oynadıktan sonra sonlandırdım. Son Ante’ye gelemeden 7/8’in bossunda kaybetmiştim.

Mobilde de son turun son bölümünü üç veya dört defa tekrar oynamam gerekti. Ancak bitirmek az önceye nasipmiş. Gerçekten iyi bir el ile akıllıca hamleler ve Jokerler seçerek iyice güçlenip finale yükseldim.

Seed kodum: RL8TMQLC
1. Joker: Bir sıra atlamaya izin vererek Straight yapmaya izin veren (Shortcut)
2. Joker: Straight yapıldığı durumda 15 Chip ekleyen kart (Runner)
3. Joker: Tarot kullanıldığında +1 Mult ekleyen kart (Fortune Teller)
4. Joker: Her el sonunda -5 düşerek 100 Chip veren kart (Ice Cream)
5. Joker: Satıldığı durumda Boss Blind’ını sıfırlayan (Luchador)

Straight ve Flush yaptığım zaman güzel puan kazanabilmek için seviyelerini +10 Level yaptım ama hangisi kaç seviyeye ulaşmıştı şu an hatırlayamadım.

Oyuna puanım 8.5/10. İnanılmaz bir oyun. Tamamen bağımlılık yapıyor. İşi gücü yoğun olan insanlar sakın oynamasın. Sizi hayattan bile söküp alabilecek kadar sürükleyici bir yapısı var. Daha iyi bir kart oyunu oynamadım.

Phoenix Wright: Ace Attorney – Justice for All

nick phoenix wright ace attorney 2002 2006 ds gba game cover

İlk piyasaya sürülme tarihi: 26 Ekim 2006 (18 Ekim 2002)

Geliştirici: Capcom Production Studio 4

Tür: Adventure – Visual Novel

Platform: Nintendo DS (Game Boy Advance)

Oynama Tarihi: 25 Ağustos 2018 – 3 Şubat 2025

Phoenix Wright Ace Attorney 2, yedi seneye yayılmış yaklaşık 20 saatlik bir oynanışın sonunda final verdi.

Nintendo DS benim için Playstation 2 ile birlikte en sevdiğim iki konsoldur. Zaman zaman kafama takarım ve oynamak için elime alırım. CFW sayesinde istediğim oyunu içine atabildiğim için hafıza kartına gerekli gereksiz onlarca oyun tıktım.

Bazılarını beceremiyor olsam dahi içinde tutuyorum. Örneğin; New Super Mario Bros. ve Bleach: The Blade of Fate. Aslında bu beceriksizliğim benden kaynaklanan bir şey değil. neredeyse 20 yaşında olan bu el konsolu zaman içinde epey hırpalandı. 2014’ten beri sahibi olmama rağmen benden önceki sahibinin ne derece bir hasar bıraktığını bilemiyorum. Ben gözüm gibi bakmış olsam da 10 yıl içinde o da ufak tefek sıkıntılar yaşatmayı ihmal etmedi.

Yukarıda bahsini geçirdiğim oyunlardaki başarısızlığım esasında kartuş yuvasındaki gevşemeden kaynaklı meydana geliyordu. Cihazı sarstığım zaman kartuş temassızlık yapıyor ve birden önümde siyah ekran beliriyordu. Bu da sık save şansı sunmayan aksiyon oyunlarını istediğim gibi oynayamamam ile sonuçlandı.

Elbette 2025 senesinin bana sunduğu emülatör gibi hizmetler bulunuyor. Bu oyunları oynamak için bir engel yok artık. Ancak o oyunları PC başında oynamak ile eline alıp DS’te oynamak arasında dağlar kadar fark var. İşte bu el konsolunun benim üzerimdeki büyüsü çok başka. Hayatımı PC ile büyümüş insanlara ev konsolunun rahatlığını anlatmak ile geçirdim. Ancak hem konsol hem PC’ci koca bir topluluğa DS’in bana verdiği oyun deneyimini ifade etmek ile yorulmak istemiyorum. Yaşım artık bu tartışmalar için fazla ilerledi.

Neyse oyunumuza dönecek olursak. Dürüstçe söylemem gerekiyor ki ben oyunun başındaki davayı zerre hatırlamıyorum. Tek anımsayabildiğim şey bir parkta geçip içinde bir eldiven içeriyor olduğuydu.

İkinci dava ise Maya’nın psişik güçleri nedeniyle içine dahil olduğu oldukça mistik bir dava idi. Ölen birinin ruhunun Maya’nın bedenine girmesi -ki bu Mia Fey’in sık yaptığı bir şey- ve dış müdahaleler ile kapalı odanın içinde bir cinayetin işleniyordu. Oldukça merak uyandırıcı ve sürükleyici bir dava idi. Bu Franziska von Karma ile tanıştığımız dava idi.

Üçüncü dava ise sirkte işlenen bir cinayet idi. Başlangıcı epey sıkıcı olsa da finale doğru işler epey ilginç bir hal almıştı. Bu davanın olay yeri inceleme safhası beni oyundan koparan ilk aşama olmuştu. Oyunu düzenli oynadığım aralıkta ufak birkaç es vermiştim diye hatırlıyorum. Yine de öyle ya da böyle davayı sonlandırmıştım.

Dördüncü ve son dava ise bu yedi senelik arayı vermeme neden oldu. Hatta spesifik olmak gerekirse oyuna 25 Ocak günü dönüş yaptım. Davanın gizemini merak ediyor, Maya’nın canı tehlikeye mi girecek diye endişeleniyor olsam da elim bir türlü o olay yeri inceleme safhasını yapmaya gitmedi. Aslında ilk investigation ı yaparken bir şekilde sabrettim. Ancak duruşmanın ertesindeki ikinci safha epey uzundu. Ve araştırmanın sonunu göremeden bu dev molayı vermiş oldum. Cinayetin başını, karakterleri unutmak pahasına hem de.

Fakat her şeye rağmen Phoenix Wright kendini oynatmayı başaran oldukça keyifli bir hikayeye ve oyun dinamiğine sahip. Magatama isimli mistik sorgu aracının bu oyun ile birlikte davalarda bize yardımcı bir unsur olarak oyuna eklenmiş olması da oldukça güzel düşünülmüştü. İkinci yapımı ilkinden ayıran en temel unsur, ikinci oyunun daha mistik olaylara kapı aralamış olmasıdır.

Yapıma puanım 8/10. Keyifli hikaye anlatımı, yer yer sıkıcı araştırma süreçleri geçirtse de genel itibariyle sürükleyici olay örgüsü ve unutulmaz karakterleri olan Ace Attorney serisine bir süre ara verdikten sonra devam edeceğim.

Red Ronin

red ronin cover pc game

İlk piyasaya sürülme tarihi: 17 Mart 2021

Geliştirici: Wired Dreams Studio

Tür: Puzzle

Platform: PC

Oynama Tarihi: 28 Ekim 2023 – 2 Ocak 2025

5 saat 21 dakika 56 saniye 43 salise, 473 ölüm sayısı ve C seviye overall rank ile Red Ronin final verdi.

Oyunun hikayesini hiç umursamadım. Benim için sadece mekaniksel bir oyundu. Stageler git gide zorlaşsa da oyun, benim gibi sabırsız ve kısıtlı süreye sahip oyuncuları bunaltmayan bölüm dizaynlarına sahipti.

Dama oyununa benzetiyorum ben Red Ronin’i. İlk seviyelerde Red hariç her düşman düz taş niteliğine sahip iken oyunda ilerledikçe farklı becerilere sahip zorlayıcı düşmanlar eklenerek Dama Red’in daha dikkatli hareket etmesine özen gösteriyoruz.

Oyunda baş etmekle en çok zorlandığım düşmanlar bana bir saniye nefes alma fırsatı vermeyen sniperlar ve sürekli saklanmamı gerektiren lazerler idi.

Oyuna puanım 6/10. Keyifli bir puzzle oyunu.

Hot Wheels Unleashed 2: Turbocharged

hot wheels unleashed 2

İlk piyasaya sürülme tarihi: 19 Ekim 2023

Geliştirici: Milestone S.r.l

Tür: Racing

Platform: PS4

Oynama Tarihi: 16 Kasım 2024 – 28 Kasım 2024

Hot Wheels Unleashed 2: Turbocharged yaklaşık 10 saatlik bir oynanışın sonunda 1 prestij + 7 levela takiben %86.7lik bir tamamlanma oranı ile final verdi.

Bir arcade yarış oyunu tutkunu olduğumu her fırsatta belirtirim. Çünkü realist yarış oyunlarının ‘oyun’ fikrine ihanet edip işi ‘simülasyon’ rotasına soktuğunu düşünmekteyim.

Oyun zevklerimin gelişmeye başladığı çocukluk çağımda genellikle arcade yarış oyunları ile vakit geçirdiğim için bu türe meyilim daha fazla oldu. Elbette 2000’ler başında aşırı realist yapımların var olmamasının da bunda etkisi vardır.

Hot Wheels Unleashed isimli ilk oyunu 1 Ocak 2023 – 15 Şubat 2023 tarihleri arasında oynamış olmama ve tüm yarışlarını yapmış olmama rağmen bazı eventlerde gerekli skora ulaşamaman nedeniyle %100 bitirme ile kenara koyamamıştım.

Oyun haritasında yarış seçmek dışında bizi ilerlemeye teşvik eden bir senaryo modu da olmayınca kendimi bu oyunu bitirmiş gibi değerlendirme yapmaya yetkin görmemiştim. Şu an da %86 tamamlanma olmasına rağmen 16 sinematikten oluşan hikayeyi tamamladığım için bu incelemeyi yazdım.

Bu oyunda ilk oyundan çok çok daha fazla sayıda toplanabilir araç bulunuyor. Genişleme paketleri ile birlikte sayısı 464’ü bulan bu araçlar gerekli yükseltmeler yapıldıktan sonra görünüş dışında öyle pek de oyunun kaderini değiştirebilecek artı ve eksilere sahip değiller gibi geldi.

Oyunun online modunun hala canlı olması güzel bir olaydı. Rastgele bir yarış bulmak için arama yaptığımda beni bir dakika gibi kısa bir sürede tamamen oyuncularla dolu (hiçbirinin bot olmadığını farz ediyorum) bir lobiye attı. Girdiğim tek çok oyunculu yarışta da birinci olduğum için bu modu zirvede bıraktım ve oyunu single modedan deneyim etmeye devam ettim.

İkinci oyunda, boss savaşı yarışları hazırlanmış. Belli bir süre içinde sayısı 15 ile 25 arasında değişen hedeflere çarparak düşmanın canlarını bitirip alt etmek gibi bir amaç güdüyoruz. Oyuna farklı bir tat katan bu oyunlar beni oyunda en çok zorlayan kısımlar oldu. Haliyle en ufak bir kaza ya da spin durumunda bir sonraki hedefi kırmak için size tanınan sürenin gözlerinizin önünde erişini izliyorsunuz. Bu durumlarda başınızı öne eğip restart atmaktan başka çareniz olmuyor.

Oyuna puanım 7/10. Oldukça keyifli bir yapım olmuş.

Doom Eternal

doom eternal cover ps4

İlk piyasaya sürülme tarihi: 20 Mart 2020

Geliştirici: id Software

Tür: FPS

Platform: PS4

Oynama Tarihi: 15 Haziran 2024 – 14 Kasım 2024

Doom Eternal ne kadar sürdüğünü tam kestirememekle birlikte yaklaşık 15 saatlik bir oynanış ile final verdiğini düşünmekteyim.

Bu oyun çok zor. Neden bu kadar zor olduğunu anlayamadım. Herhangi bir geliştirme ağacını mı kaçırıyordum, yoksa oyunu oynama tarzım mı hatalıydı bunu hiçbir zaman bilemeyeceğim. Son iki bölümün bossunu öldürmeye çalışırken glitchlerle karşılaşmam yetmiyormuş gibi bir de korkunç bir mühimmat eksiği yaşadım.

İlk Doom oyununda bu kadar ekipman ve mermi sıkıntısı yaşadığımı hatırlamıyorum. Eternal benim için bir envanter kontrolü meselesine dönüştü. Final savaşlarında yumrukla kalıp sağda solda öldürüp mermi veya can alabileceğim minion aramakla dakikalar harcadım. Çileydi.

Oyunu bitirmiş olduğum için mutluyum. Oynanış akıcı, grafikler göz doldurucu olmasına rağmen ben zorluk seviyesi nedeniyle sona doğru hiç keyif alamadım.

‘I’m Too Young to Die’ zorluk seviyesi en düşük seçenekti. Buna rağmen bu kadar saç baş yolduysam, normal zorlukta başıma neler gelirdi düşünmek bile istemiyorum.

İncelemeyi kapatırken son bir not eklemek istiyorum. Marauder denen karakteri oyuna eklemek kimin fikriyse kendisi ile uzun bir süre hiçbir oyunda karşılaşmamak istiyorum. Mümkünse benim radarıma giren oyunlarda o karakterin mekaniklerini belirleyen arkadaş görev almazsa sevinirim.

Oyuna puanım 7.5/10.

Halo 4

İlk piyasaya sürülme tarihi: 17 Kasım 2020 (6 Kasım 2012)

Geliştirici: 343 Industries

Tür: FPS

Platform: PC (Xbox 360)

Oynama Tarihi: 17 Eylül 2024 – 21 Eylül 2024

Halo 4 senaryosu 6 saat 48 dakikalık bir oynanış sonunda final verdi.

Halo 4, Reach’in seriye kazandırmış olduğu devrimsel ‘koşma’ mekaniğini kalıcı hale getirmeyi başarmış. Master Chief’in shift tuşu ile koşmasını sağlayabilmenin beş oyun sürmüş olması da gerçekten hayret verici.

Oyunda yer yer kullanabildiğimiz camouflage, jetpack, hologram, hardlight shield ve autosentry abilitylerimiz mevcut. Shield ve autosentry Halo 4 ile birlikte seriye dahil edilen yetenekler olmuş. Ayrıca Promethean vision adı verilen bir termal görüş modu da vardı. Ancak bu temel özelliklerin her oyunda tane tane ekleniyor olması Halo serisinin en büyük zayıflığı diyebilirim.

Senaryo modunun en sevdiğim kısmı Cortana oldu. Bir yapay zeka olmasına rağmen en insani duygular ve tavırlar sergileyen Cortana bu oyunda idi. Yeri geldi Master Chief’e adı olan John ile seslenip duygusal anlar bile yaşattı. Finali biraz daha uzun ve duygu yüklü yapsalar bir AI için göz yaşı bile dökebilirdik.

Esere puanım 7/10.

Kingdom Hearts III

İlk piyasaya sürülme tarihi: 29 Ocak 2019

Geliştirici: Square Enix

Tür: Action RPG

Platform: PS4

Oynama Tarihi: 29 Ocak 2019 – 26 Mayıs 2024

Kingdom Hearts III, 36 saat 29 dakika 50 saniyede 43 seviyeye erişmiş bir Sora ile final verdi.

Kingdom Hearts serisi benim için eskiden çok özel bir yapımdı. Serinin her oyunu bana birbirinden farklı anılar bırakan eşsiz işlerdi. En sevdiğim seriler olan Fire Emblem, Final Fantasy ve The Legend of Zelda hariç çok az serinin farklı platformlara çıkan devam oyunlarını oynamışımdır. Kingdom Hearts da o nadir serilerden biri.

Bundan beş sene kadar önce Dream Drop Distance’ı bitirmeye acele ettiğim günleri hatırlıyorum. KH3’ün çıkışına yetişmeye çalışıp kendimi ‘büyük final’ için hazırlıyordum. Çünkü Kingdom Hearts III benim hayatımda pre-order ettiğim ilk ve tek oyundur. Oyunu ilk gününde direkt oynayabilme hayali kurarak geri sayımını dahi beklemiştim.

Bu kadar hevesli bir şekilde oyunu beklediğimi öğrendiğinize göre oyunu bitirmemin neden beş sene sürdüğünü merak ediyor olacaksınız. Şöyle ki bu merakınızı giderebilecek uygun bir cevaba sahip değilim.

Oyunun geri sayımını 28 Ocak 2019 gecesi beklemeye başladım. Ancak geri sayım 29 Ocak 2019 01:00’a göre ayarlanmıştı. Nedenini bilmesem de heyecanımı biraz daha törpülemek zorunda kaldım. Son 15-20 dk kala oyunu tekrar açtığımı hatırlıyorum. PS4 arayüzünde sadece büyük bir sayaç vardı. Süre dolduğu zaman oyunun açılış ekranı beni karşıladı. O anı ölümsüzleştirmek için instagram üzerinden story dahi atmıştım. Üstelik hiç adetim değildir.

Öyle ya da böyle oyuna başladım. Çok heyecanlı olmama rağmen saatin ilerlemiş olduğunu fark ederek iki saat kadar oynayıp Hercules ve Traverse Town bölümlerini bitirerek o günkü oyun seansımı sonlandırdım. Ancak devamı gelmedi.

Oyuna neden devam etmediğimi bilmiyorum. Hep uygun bir zaman aradım. Fakat o ideal uygun zamanı hiçbir vakit bulamadım. Böyle diye diye oyunu sürekli erteledim. En nihayetinde de oyuna karşı olan ilgim kaybolup gitti.

Araya beş sene girdi. Askerden döndüm. Oyundan ve teknolojiden uzak kaldığım yirmi yedi gün boyunca İstanbul’a döndüğüm vakit ne oynayacağımı düşünüp durdum. İlk plan KOTOR 2 oynamaktı. Ancak kader bana bir oyun oynadı. Laptop farem durduğu yerde bozulmuştu. Bir Obsidian RPG’si oynamaya kendimi aşırı hazırlamıştım. 20 Mayıs 2024 öğlen vakti Kingdom Hearts oynamaya geri dönmüş oldum.

Şimdi biraz da Kingdom Hearts III’ten bahsedelim. Bu oyun çıkmadan önce insanlar Kingdom Hearts Chi isimli bir browser oyunun oynanması gerektiğini söylemişlerdi. KHx’te tüm Kingdom Hearts serisinin öncesinde yaşanan bazı önemli olayları tecrübe ediyormuşuz. KH3’e de direkt etki edeceğine dair söylentiler vardı. Ancak 2013 yılında çıkmış bu oyuna 2018-2019 senelerinde giriş yapamadığımı hatırlıyorum. Ya oyun kaldırılmıştı ya da kayıt işlemi gerçekleştiremiyorduk. İkisinden biri bana engel olmuştu. Velhasıl Kingdom Hearts 3 gerçekten de Chi ve Dream Drop Distance’ın direkt bağlantılı olduğu serinin kritik bir noktasıydı.

Birth by Sleep ve 358/2 Days oyunları da KH3’e direkt etkiliydi elbette. Kingdom Hearts serisinin hiçbir oyunu boş ve alakasız değil. Tetsuya Nomura biz oyuncuların hikayeyi anlamaması adına elinden geleni yaptığı için yekpare bir Kingdom Hearts deneyimi yaşamam imkansız. Zaten takip etmesi zor olan bir senaryoyu 10-15 oyuna bölerek anlatmak çoğu insanı seriden uzak tutabilecek bir etken. Ancak ben bu seriye on seneyi aşkın bir süre verdiğim için işim sıfırdan başlayacak birine göre çok rahat.

Kingdom Hearts III’ün tartışmasız bir şekilde en sevdiğim sahnesi Keyblade Graveyard’a ikinci gelişimizde kullandığımız Union Cross isimli saldırının gerçekleşmesi oldu. Bu saldırı anında 250-300 kadar keyblade Heartless ordusunun üzerine fırlatılıyor. Fırlattığımız her bir keyblade kendine özel bir isme sahip. Bunun sebebini merak edip Reddit’te kısa bir araştırma yaptığım zaman bu isimlerin Kingdom Hearts Chi oyuncularına ait olduğunu öğrendim. Basit bir browser oyunudur diye düşündüğüm bu yapım 300 küsür kullanıcısını ölümsüzleştirerek daha önce görmediğim eşsiz bir deneyim yaşatmış oldu.

Oyunun Gummi Ship ile uzay yolculuğu yaptığımız kısımlarında gemiyi nasıl geliştireceğimi hiç anlamadım. Geliştirmek için de ekstra uğraş göstermedim. Pek gerek kalmadı. Direkt dünyalar arasında düşmanlara rastlamadan yolculuk etmek daha tercih edilebilir geldi.

Eklenen direkt bir mekanik de gummiphone idi. Bu tablet ile fotoğraf da çekebiliyoruz. Hatta fotoğraf çekmeye ilişkin Lucky Emblem görevleri mevcut. Dileyen bunları kovalayabilir. Ben tamamlama ihtiyacı hissetmedim. Oyun beni bu yan görevleri bitirmeme gerek duymadan yeterince ödüllendirmişti. Telefon ile ilişkin bir not daha düşeyim. Dünyalara giriş çıkış yaparken beklediğimiz loading screenlerde oyun için hazırlanmış instagram benzeri bir sosyal medyadan paylaşımlara rastlıyoruz. Sora veya bir başkası burada oyundan kesitlere açıklama yazıp hashtag kullanarak paylaşmış gibi yapıyorlar. Hoş bir detay olmuş.

Kingdom Hearts III ile tüm hikaye sonlanabilirmiş. Ancak Tetsuya Nomura işi biraz daha sulandırmayı seçerek senaryoyu daha da ilerletmeyi seçmiş. Ben Kingdom Hearts IV konusunda hiç heyecanlı değilim. Özellikle de gerçek dünyada geçecekse hiç keyifli olacağını düşünmüyorum. Yine de çıktığı zaman oynayacağım. Bunca yılın emeği, üst üste dizilerek kurulmuş bu senaryo örgüsü nasıl sonuçlanacak merak ediyorum. KH3 ReMind’ı da bir ara oynamayı planlıyorum.

Oyuna puanım 8.5/10. Kingdom Hearts oynanış konusunda beni hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmadı. Ancak bu oyunda artık hikayenin sonlanacağını düşünüyordum. Yine sonlanmayan bir öykü ile karşılaşmak canımı inanılmaz sıktı. Nomura’nın bizleri Disney dünyalarında gezdirmeyi bırakarak, ciddi ciddi kan, ter ve gözyaşı içeren bir devam oyununu bizlere sunması dileğiyle.

Nioh 2

İlk piyasaya sürülme tarihi: 13 Mart 2020

Geliştirici: Team Ninja

Tür: Hack&Slash – Action RPG

Platform: PS4

Oynama Tarihi: 26 Mayıs 2023 – 14 Nisan 2024

Nioh 2 yaklaşık bir 70 saatlik oynanışın sonunda 127 seviyelik bir karakter ile final verdi.

Oyunu bitirmeye kendimi o kadar odaklamışım ki finalin ardından direkt silip makineyi kapattım. O yüzden tam olarak oynanış saatimin ne olduğundan emin değilim. Final görevinden sonra üç online mission daha açılmış olmasına rağmen koşar adım oyundan uzaklaştım.

Uzaklaştım diyorum ama bu işin eğlencesi tabii ki. Oynarken epey keyif aldım. Final boss u ilk oyuna kıyasla çok daha kolay olmuş. Hatta Otakemaru ile ilk karşılaştığımda neredeyse öldürecektim. Dışarı çıkıp bir yemek yedim, kardeşlerimle kahve içtim. Eve dönüp kaldığım yerden devam ettim. Üç ya da dördüncü denememde kolayca üstesinden gelebildim.

Bana soracak olursanız oyunun en zor bossu Kashin Koji idi. Tokichiro’yu yendikten sonra görev sona ermedi. Birden bu arkadaş ortaya çıktı. Azalmış olan ekipmanlarıma rağmen bir şekilde alt ettim. Sonra Japon oyunlarının en nefret ettiğim özelliği zuhur etti. Öldürdüğüm bu Kashin Koji isimli düşman birden dirildi ve daha güçlü formu ile benimle güreşe tutuştu. Hazırlıksız olduğum için öldüm elbette. Ancak ikinci denemem daha kötü oldu. Sonra üç, dört, beş derken. Ben bu arkadaş ile on defanın üzerinde dövüşmüşümdür. Oyunu bırakma eşiğine geldim. Neyse ki o gün oyunu kapatıp sakin kafa ile ertesi gün denemeye karar vermişim. Ertesi gün birkaç denemenin ardından rahatça son darbeyi vurup görevi tamamlayabildim. Yine de bana yaşattığı o sinir dolu dakikalar hala aklımda.

Kashin Koji’nin dışında Lady Osakabe isimli boss da bana epey mücadele dolu anlar yaşattı. Onu alt edebilmek için de epey bir mesai harcadım. Bu ikisi dışında bana ecel terleri döktüren inanılmaz zorlandığım bir düşman çıkmadı. Nioh 2 için şu yorumu gönül rahatlığı ile yapabileceğimi düşünüyorum: ilk oyuna kıyasla çok daha kolay bitirilebilen bir yapım olmuş.

Oyunun bosslarından o kadar bahsettim ki mekanik ve hikayeye değinmeyi unutmuşum. Hızlıca mekaniklerden bahsetmem gerekirse ilk oyunla arasında devrimsel bir fark olduğunu söyleyemem. Yalnızca soul core ismi verilen bir ekipman eklenmiş. Bu corelar oyun boyunca öldürdüğümüz düşmanlardan rastgele aralıklarda düşen bir item. Bunları -istediğimiz zaman değiştirebildiğimiz- guardian spiritimize entegre ederek, ilgili düşman tipinin saldırısını kopyalayabiliyoruz. Örneğin Enki isimli maymun benzeri düşmanın soul core unu taktıysak, onun ikonik hareketi olan zıplayıp mızrak fırlatma saldırısını gerçekleştirebiliyoruz.

Nioh 1’den farklı olarak oyuna bir de aynı anda iki guardian spirit kullanabilme özelliği gelmiş. İlk oyunda canlandırdığımız William Adams da birden fazla guardian spirit ile tanışıyor olmasına rağmen görev sırasında shrine a gitmeden kullanabileceği sadece tek bir spiriti oluyordu. Bu güzel bir özellik olmuş elbette ancak ben oyunun son çeyreğinde elde ettiğimiz bu özelliği hiç kullanma gereği duymadım.

Oyunun hikayesi de Nioh 1’in prequeli diyebileceğimiz bir dönemde geçiyor. Oda Nobunaga’nın Japonya’yı birleştirme emelleri yürüttüğü dönemde ileride Toyotomi Hideyoshi olarak anılacak olan Tokichiro isimli bir ninjanın yoldaşlığında Sengoku Dönemi’nin en hareketli anlarına tanık oluyoruz. Honnoji’deki ihanet, Yamazaki Savaşı vs. derken Toyotomi Hideyoshi’nin ölümünün ardından -zaman atlamalarıyla birlikte- 1616’ya değin uzanan bir öyküye tanıklık ediyoruz.

Oyuna puanım 8/10. Gerçekten çok keyif aldım. Team Ninja Nioh 3 çıkarmak yerine Rise of the Ninja isimli yeni bir oyun piyasaya sürdüler. Bir franchise’ı iliğine değin sömürmek yerine farklı rotalara saplamalarını takdir ettim.

Halo: Reach

İlk piyasaya sürülme tarihi: 3 Aralık 2019 (14 Eylül 2010)

Geliştirici: Bungie

Tür: FPS

Platform: PC (Xbox 360)

Oynama Tarihi: 30 Eylül 2023 – 28 Ocak 2024

Halo: Reach yaklaşık 6 saatlik bir oynanışın sonunda epik bir görev ile son verdi.

Oynadığım diğer dört Halo oyununun incelemesini okuduysanız seriye karşı pek derin hisler beslemediğimi de bilirsiniz. Reach’e de Bungie’nin yaptığı son Halo oyunu diyerek giriştim. Çıkış yılı için oynanışı standart düzeye sahip olsa da muhtemelen bu oyunun multiplayerı senelerce aktif kalmıştır.

Reach’in oynanışından bahsetmem gerekirse ilk değinmek istediğim şey Bungie’nin her çıkardığı Halo oyununa bir öncekinde olmayan bir özelliği koyuyor olmasıdır. Her ne kadar ikinci oyun ile birlikte gelen dual-wielding silahlar bu oyunda yer almasa da oyunun gizli operasyon hissine yardımcı olan iki yeni yetenek kazandırılmış. Sırasıyla bahsetmek gerekirse bunlardan ilki suikast seçeneğine sahip olmamız. Melee saldırı komutunu verdiğimiz tuş sayesinde, eğer düşman karakter bizi görmediyse veya uyku halinde ise yakınına gelip bastığımız durumda Noble Six isimli karakterimiz dış kameradan görünerek suikast animasyonu ile düşmanı alt ediyor.

Diğer özellik ise oyunun kaderi açısından daha devrimsel bir eylem niteliği taşıyor. O da koşmak. Eğer komik gelebilir ancak Halo’nun önceki dört oyununda bulunmayan bu özellik sonunda Reach ile oyuncusuyla buluşmuş. Ve hatta yalnızca sprint özelliği de değil, seçtiğimiz durumda shift tuşu ile aktive edebildiğimiz yedi adet yeteneğimiz bulunuyor. Bunlar hologram, camouflage, armor lock, drop shield, evade, sprint ve favorim olan jetpack. Hologram, evade ve camouplage isimleri ile neyi ifade ettikleri son derece açık oldukları için tanımlamaya gerek duymuyorum. Bu üç arkadaşı hemen hemen hiç kullanmadım. Genellikle sprint ve armor lock tercih ettim. Jetpack sadece belli birkaç bölümde kullanılabildiği için tadı damağımda kalmış bir yetenekti. Drop shield ise son görevde birkaç dakika daha fazla hayatta kalabilmemi sağladığı için kendisine müteşekkirim.

Oyunun hikayesi Halo 3’teki gibi çok standart bir askeri görev gibi başlasa da aynı düzeydeki bir etkileyicilik ile son buldu. Kahraman rolüne bürünen karakterlerin zor koşullar altında cesurca davranmasını beklerim. Çoğu video oyununda bu iddiaların altı iyi doldurulamaz. Karakter sadece güçlü olduğu için kahramanmış gibi davranılır. Ancak Halo 3 ve Reach, Master Chief ve Noble Six’in davasında kararlı, amaca ulaşmak için gözünü kırpmadan canına kıyabilecek karakterler olduklarına ikna edebildi. Zihnimde Halo serisini her ne kadar özel bir yere koymasam da MC ve NS ile çıktığım son görevler benim için her zaman çok kıymetli bir yerde duracaklar.

Oyuna puanım 7.5/10.

Borderlands 3

İlk piyasaya sürülme tarihi: 13 Eylül 2019

Geliştirici: Gearbox Software

Tür: ARPG – FPS

Platform: PC

Oynama Tarihi: 4 Kasım 2023 – 18 Kasım 2023

Borderlands 3 hikaye modu 30 saat 22 dakikalık bir oynanış sonunda 46 levela ulaşmış Zane karakteri ile final verdi.

Bu oyun serisini gerçekten çok seviyorum. Hikayesi zerre umurumda değil. Büyük anlatılar ve kozmik tehditler barındırıyor olsa da hikayenin mizahi yönü benim daha çok hoşuma gidiyor. Kurgunun ciddi yönlerini kulak ardı edip direkt aksiyona odaklanıyorum. Hiç de pişman değilim.

Her Borderlands oyununda olduğu gibi bu oyunun başında da bize Claptrap rehberlik ediyor. Seçilebilir dört karakterden gözüme en çok hitap edeninin specialist olduğuna karar verdim. Dövüşçü bir drone kontrol etmesi ve klon yaratabilmesi bana epey eğlenceli geldi. Oynarken de bu iki yeteneğinden sıkça faydalandım.

Oyunda karşılaştığım her yan görevi yapmaya özen göstermiş olsam da son düzlükte karşıma çıkan bir iki görevi bay geçtim. Hikayenin bitmesi benim için daha öncelikli bir hal almıştı. İstesem uzatırdım ama bir an önce bitirmek istedim. Dün akşam PS4 için 2kyı aşan bir alışveriş yaptığım için kütüphaneme eklenen EAFC24, God of War Ragnarök, Red Dead Redemption 2 ve Diablo IV’ü deneyimlemek daha cazip geldi.

Mekaniksel açıdan oyun devrimsel nitelikler barındırıyor diyemem. Ancak üç ayrı skill ağacında ilerlerken iki özel yeteneği birden kullanabilme fikri çok hoşuma gitti. Önceki oyunlarda tüm serüveni tek bir sınıf yeteneği ile geçiriyorduk. Bu güzel bir artı olmuş, lakin ikinci yeteneği ‘G’ tuşuna yerleştirdiğimiz zaman el bombası atamıyor olmak beni en başta sinir etti. Daha sonra drone ve klonum sağ olsun el bombasına hiç ihtiyaç duymadım.

Gameplayin kalitesini etkilediğini düşündüğüm ve gerçek bir eksiklik olarak gördüğüm pasif özellikler ancak oyuncu hikaye modunu tamamlarsa açılıyor. Bu beni epey rahatsız etti. Borderlands’in ilk oyununda en sevdiğim olay hangi silahı kullanırsam onun pasif yeteneklerinin ve geliştirmelerinin açılmasıydı. Borderlands 2’de bu sistemi challenge tamamladıkça gelen tokenler üzerinden yürütmeyi tercih etmişlerdi. Üçüncü oyunda bunu 30-40 saatlik bir gameplayin sonuna itelemiş olmaları tekrar oynanabiliteyi ve devamlılığı sağlamak konusunda mantıklı olsa da benim gibi tek seferlik oyuncuların hoşuna gitmeyen bir tercih olduğunu düşünüyorum.

Oyun boyunca sevdiğimiz karakterlerin hayatını kaybediyor olması radikal bir karar gibi gelmedi bana. İnsanlar yorumlarda bunu bir şikayet olarak dile getirmiş olsalar da ben sayı bakımından o kadar da fazla önemli karakterin hayatını kaybettiğini düşünmüyorum.

Oyuna puanım 8/10. Özlediğim aksiyonumu bana tekrar yaşatması ile beni uzun bir aralıktan sonra tekrar video oyunları konusunda heyecanlandırdı. İleride bir gün Borderlands 4 ile karşılaşır mıyız bilmem ama ben o günü de sabırsızlıkla bekliyorum.