Orijinal Adı: Suspiria (1977)
Yönetmen: Dario Argento
Türü: Korku
İzlenme Tarihi: 16 Nisan 2023

Türkiye’de yaşayan her insan gibi ben de İtalyan sinemasına spaghetti western olarak adlandırılan filmler ile giriş yapmıştım. Bu tercihi bizzat yapmamış olmama rağmen bu durum 60’lar ve 70’ler İtalyan yapımlarının vahşet düzeyine alışmamı sağladı.
İtalyan sineması, ABD’de yaşayan birçok İtalyan olması nedeniyle kurulan organik bağdan da faydalanarak Hollywood sinemasından bolca etkilendiler. Hitchcock’un Peeping Tom ve Psycho’sunun yarattığı etki öyle büyük oldu ki İtalya’da slasher filmlerin bir alt türü olan giallo filmler ortaya çıktı. Kelime anlamı ‘sarı’ olan giallo filmler isimlerini İtalya’da sarı kapaklı olarak basılıp satılan polisiye öykülerden almaktadır.
Giallo filmi slasher türünden ayıran özellik genel hatlarıyla mekanların İtalya’ya özgü hissettirmesidir. Modanın, müziğin, mimarinin ve renklerin bu türün ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamak için birkaç giallo izlemek yeterli olacaktır.

Suspiria da çok uzun zamandır izlemeyi istediğim bir yapımdı. Giallo filmlerin gerçekçi bir çizgide ilerleyen cinayet öyküleri olduğu kabulüyle yaşadığım için bu filmin doğaüstü ögeler içermesi nedeniyle bu türün bir ferdi olabileceğini düşünmedim. Nitekim Argento, Bava ve Fulci giallo türünün baba yönetmenleri olarak geçiyormuş. İlhan Özgen sayesinde öğrenmiş olduğum bu bilgi ışığında, halihazırda izleme listemde bulunan Suspiria’yı hemen ön sıraya alıp seyre başladım.
Hikaye İtalya’da bir dans okuluna davet alan ABD’li Suzy’nin okuldaki ilk birkaç gününü anlatıyor. Daha okula adımı atar atmaz burada yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark eden kahramanımız, geçirdiği birkaç gün sırasında birden fazla ölüm ve kayıp vakasına şahit olur. Bunun üzerine aksiyon alan Suzy okulun 100 yıldır saklamakta olduğu bir sırrı açığa çıkarır.
Kurgunun çığır açan bir detay ve derinliğe sahip olmadığının farkında olmakla birlikte işlenişin sadeliği ve olayların ürpertici bir gerçeklikle ilerlemesi benim filmden hiç sıkılmadan devam edebilmemi sağladı. Filmin en can alıcı yanı kesinlikle renklerdi. Renklerin ve müziklerin kullanımı o kadar başarılı ki filmi rastgele bir yerde açıp izleyen biri dahi mekanın tekinsizliği nedeniyle kendini rahatsız hisseder.
Filme puanım 7.5/10. Argento’nun Inferno’sunu da ilk fırsatta izlemeyi planlıyorum.























