Orijinal İsim: The Hell of Mirrors and Other Tales (1924-1929)
Yazar: Edogawa Ranpo
Okuma Tarihi: 6 Mart 2023 – 12 Mart 2023

Haruki Murakami başta olmak üzere modern Japon edebiyatı hep ilgi alanımda olmuş bir camiadır. Söz konusu yaratıcı iş çıkarmak olunca Japonlar her alanda farkını bir şekilde ortaya koymayı başarıyorlar. Bu farklılığı kültleşerek Japon Klasikleri haline gelen Taisho dönemi yazarlarında dahi bulmak mümkündür.
20. yüzyılın başında eser vermiş yazarlar arasında favorim yaklaşık 10 senedir Akutagawa Ryunosuke’den başkası değildi. Ancak bu durum an itibariyle değişti. Okuduğum bu derleme eserin başlığına Aynalar Cehennemi isimli öyküyü taşımış olmalarına çok şaşırdım. Kitaptaki her öyküyü sevmiş olmakla birlikte Aynalar Cehennemi’nden on gömlek üstün olduğunu düşündüğüm en az üç tane öykü sayabilirim.
Kısaca eserdeki hikayelere değinmek gerekirse;
Aynalar Cehennemi: Aynalara takıntı noktasında ilgi duyan bir adamın ömrünü ayna düzenekleri kurmak ve onlarla farklı çalışmalar yürütmek üzerine idame ettirdiği bir öykü. (6.5/10)
İnsan Koltuk: Bir koltuk imalatçısının satmak için yaptığı bir koltuğa gizli bir bölme yapıp kendisini oraya gizlemesi üzerine şekillenen son derece rahatsız edici ve finaliyle insanın tüyleri diken diken eden bir anlatı. (7.5/10)
O-Sei Sahnede: Vefasız bir eş olan O-Sei’nin hasta kocasının ölümüne neden olmakla birlikte kalmayıp boynunu timsah göz yaşları ile kurtarmasını konu alan bir hikaye. (6/10)
Mars Kanalları: Hayal ile gerçeklik arasında sanrılar gören bir adamın kendi kendine konuştuğu ve tahminen son anlarını yaşamakta olduğu bir öykü. (7/10)
Parmaklar: Bir kaza sonucu elini kaybeden bir piyano sanatçısının doktorlar tarafından parmaklarını oynatabildiğine ikna edildiği, dönemin tıp bilgilerinin işlendiği garip bir memorat. (6/10)
Kumaş Resimle Birlikte Yolculuk Eden Adam: Doğaüstü bir olayın işlendiği saf bir aşk öyküsü. Hikayenin sahip olduğu melankolik atmosferi ve buna tat katan gizem unsuru çok beğendim. (7.5/10)
Kırmızı Oda: Kusursuz planlar ile doksan dokuz kişiyi katleden bir adamın cinayetlerini nasıl masum yollarla gerçekleştirdiğini anlattığı son derece heyecan verici bir hikayeydi. Bana da benzer bir öykü yazma konusunda ilham verdi. (8.5/10)
Zehirli Ot: Kadınların düşük yapmasına neden olan bir bitki keşfeden iki arkadaşın kendi aralarındaki konuşmaları ile başlayan bir öykü. (7/10)
Psikolojik Test: Edogawa Ranpo’nun ünlü dedektif karakteri Kogoro Akechi’nin rol aldığı son derece zekice yazılmış bir polisiye öyküsü. (8.5/10)
Yüzük: Trende gerçekleşen bir kapkaç olayının arkaplanını diyaloglar üzerinden öğrendiğimiz bir satranç oyununu anımsatan akıl oyunları işlenmiş kısa bir hikaye. (7/10)
İki Sakat: Uyurgezerliği sırasında istemsizce çevresine zararı dokunmuş bir adamın öğrencilik hayatını geçirdiği yurtta başından geçen büyük bir olayı anlattığı günah çıkarma benzeri bir öykü. (7.5/10)
Monogram: Edogawa Ranpo’nun stilini en iyi şekilde özetleyen öykülerden biri. Sonu beklenmedik şekilde biten bir aşk öyküsü. Okurken benzer bir hikaye kaleme alma isteği uyandı içimde.
Esere vereceğim genel puan 8/10. Kitap son derece iyi yazılmış öyküler içeriyordu. Artık Japon edebiyatı klasikleri içinde Ranpo’yu bir numarama gönül rahatlığı ile koyabilirim.























