Silence

Orijinal Adı: Silence (2016)

Yönetmen: Martin Scorsese

Türü: Drama – Tarihi

İzlenme Tarihi: 8 Ağustos 2020

Günlüğüme not düştüğüm her film için bunu yazmaktan sıkılmış olsam da, Scorsese’nin Silence isimli filmi de uzun zamandır izleme listemdeydi. Birkaç gündür sakin drama filmleri arar oldum. Silence ın klasörü aylardır masaüstümde duruyordu. Artık izlenme vaktinin geldiğini hissettim. Böylece filme giriş yaptım.

Filmin konusu iki genç Portekizli rahibin Japonya’da yaşadıkları üzerinden şekilleniyor. Kendilerini eğitmiş olan Rahip Ferreira hakkında Budistliğe geçiş yaptığına dair söylentiler nedeniyle rahatsız olan bu iki rahip, Japonya’ya gidip durumu bizzat kendileri görmek istiyorlar. Böylece yolculukları başlıyor. Rahip Rodrigues ve Garupe, Japonya’ya adım atar atmaz Hristiyanlığı kabul etmiş yerli halk tarafından oldukça sıcak karşılanıyorlar. Yerel otoritelerin baskısı nedeniyle inançlarını gizlice sürdürmek zorunda kalan bu köylülere ritüellerinde önderlik ediyorlar. Ancak Budist engizitörler, demir yumruklarını Hristiyan olduğundan şüphelendikleri köylerin üzerinden asla çekmiyor.

Son derece inanç dolu bir film. Zulüm gören köylülerin, kendilerini tanrıya teslim edişlerini seyretmek insanın içini parçalıyor. Askerlerin silah zoruna karşın inançları nedeniyle ikonalara saygısızlık etmekten çekinen Katolik Japonları görmek insanın gözlerini yaşartıyor. Cezalandırılmaları gerektiğinde kendilerini kolayca teslim edişleri, Rodrigues’in bazen tanrıyı sorgulamasına da neden oluyor:
“Father Valignano, you will say that their death is not meaningless. Surely, God heard their prayers as they died. Bu did he hear their screams? How can I explain his silence to these people, who have endured so much?”

Filme puanım 8.5/10. Filmin ilk yarısı benim için çok duygulu bir tonda ilerledi. Kalan kısımda da ızdırap ve çaresizliği harika bir şekilde işlemişti.

Silence” için bir yorum

Yorum bırakın