Yeşil Şövalye

Orijinal Adı: The Green Knight (2021)

Yönetmen: David Lowery

Türü: Macera – Drama – Fantastik

İzlenme Tarihi: 14 Kasım 2021

Arthurian legends arasında en sevdiğim hep Yeşil Şövalye ve Sir Gawain öyküsü olmuştur. Gawain’in kabadayı halleri, Yeşil Şövalye ile yılda bir kez dövüşüp her seferinde kaybetmesi ve sonunda hileye başvurarak onu alt etmesi; ancak eğer yanlış hatırlamıyorsam, sonunda da yaptığı hile nedeniyle pişmanlık duyup bundan böyle gerçek bir Hristiyan şövalyesi olmaya ant içmesi oldukça başarılı bir gelişim hikayesi barındırıyordu.

David Lowery bu bin yıllık öyküyü tekrar yorumlamış olmasına rağmen bana kalırsa hikayenin özünden hiçbir şey kaybetmemiş. Benim bu öyküde bayıldığım iki kısım vardı. Biri Yeşil Şövalye’nin temsil ettiği şeyin ne olduğu, diğeri de Gawain’in olgunlaşma süreci. Yeşil rengi ve şövalyeyi bugüne değin hep tabiatın kendisi olarak yorumlardım. Yalnız başıma bulduğum fikir değil bu elbette.

Gawain ve şövalyenin mücadelesi esasında yıllar boyu doğa-insan çatışması olarak okunmuş. Ben de bu görüşe dahil olmuştum. Ancak filmdeki bir diyalog bakışımı birden ters yüz etti. O konuşmada şövalyenin neden yeşil renge sahip olduğu konusunda fikir paylaşılırken ortaya sunulan yaşamın sembolü olduğu yorumuna karşılık olarak çürümenin rengi olduğu savı atıldı. O an birden gözlerim açıldı. Filmi durdurup biraz düşündüm ve bunu daha önce nasıl kendim fark edemedim diye ufaktan dövündüm.

Öykünün taşıdığı ağır sembolizmi bir kenara bırakıp filmin kendisinden bahsetmem gerekirse gerçekten beğendiğimi belirtmeliyim. Ben bana farklı bir bakış açısı katabileceğini hiç beklemiyordum. Şu an bu masal benim gözümde bir kat daha derinlik kazandı. Hikayeler bu yüzden önemlidir ve tekrar anlatılmaya ihtiyaç duyulur. Tek kulak ve tek göz o sözlerin ardındaki her manayı kavrayamaz. Bazen bir başka ağızdan tekrar tecrübe edilmesi gerekir öykülerin. Bu masal da benim için o filtreden geçmiş oldu.

Filme puanım 8/10. Seyir zevki son derece yüksek bir yapımdı.

Yorum bırakın