Paris’te Gece Yarısı

Orijinal Adı: Midnight in Paris (2011)

Yönetmen: Woody Allen

Türü: Komedi – Fantastik – Romantik

İzlenme Tarihi: 22 Ekim 2023

İki gün önce Cuma iş çıkışı ofis çevresindeki arkadaşlarla oturup sohbet ederken konu birden Paris, Dali, Bunuel ve Woody Allen’a geldi. Midnight in Paris’teki meşhur merdivenler üzerine konuşurken filmi baştan sona hiç izlememiş olduğumu fark ettim. Bunun üzerine bir yeniden izleme yapmaya karar verdim.

Film, dönemindeki sanat anlayışının bayağılığı ve etiket üzerinden yürüyen bir yalancı entelektüellik barındırmasından şikayet eden Gil’i merkezine alıyor. Sanatın altın çağı olarak gördüğü 1920’lere gizemli bir yolculuk yapan Gil bu gezinti sırasında Fitzgerald, Hemingway, Picasso, Dali, Bunuel’e ek olarak Degas, Gauguin ve Lautrec ile tanışır.

Esere puanım 7.5/10. Her dönemde kendilerinden önceki sanatçı büyüklerine imrenen insanların olduğunu fark ettiren bir hikayeydi.

Martin Eden

Orijinal İsim: Martin Eden (1909)

Yazar: Jack London

Okuma Tarihi: 24 Eylül 2023 – 22 Ekim 2023

Bu romanı okumayı çok uzun zamandır planlıyordum. İş yerinden sevdiğim bir arkadaşımın en sevdiği romanın Martin Eden olduğunu öğrendiğimde kitap, okuma listemde birden en tepeye yükselmiş oldu. Halihazırda okumayı planladığım birkaç eseri bitirdikten sonra direkt buna giriş yaptım.

Romanın konusu Martin Eden isimli, tam olarak mavi yakalı da diyemeyeceğiz ancak hayatını kas gücüyle kazanan denizci bir gencin verdiği sınıf atlama mücadelesine odaklanıyor. Sevdiği kızı etkileyebilmek için onun ailesinin ait olduğu burjuva sınıfının kültür seviyesine ulaşabilmeyi amaçlar. Bu uğurda örgün öğrenim görüp hem dil becerilerini hem de görgüsünü artırmayı hedefler. Bir süre sonra sürekli okumakta olduğu romanlara benzer işleri kendisi de üretmeyi kafasına koyar. Böylece Martin Eden’in bir yazar olma yolunda çektiği sıkıntılara eşlik ederiz.

Öykünün vurguladığı mesaj çok hoşuma gitti. Martin Eden’in dramı her okurun kendisinden bir parça bulabileceği kişisel olmakla birlikte beşer olmaktan kaynaklanan meselelere de değinen etkileyici bir öyküydü.

Esere puanım 8.5/10. Çok keyif alarak okudum.

Köpeği Isıran Adam

Orijinal Adı: C’est arrivé près de chez vous (Man Bites Dog) (1992)

Yönetmen: Benoît Poelvoorde – Rémy Belvaux – André Bonzel

Türü: Komedi – Suç – Drama

İzlenme Tarihi: 14 Ekim 2023

Man Bites Dog’u keşfedişim Twitter’da gördüğüm bir kesit üzerinden gerçekleşti. Terk edilmiş bir apartmanda geçen kovalama sahnesini görür görmez ilgim uyandı. Böylece izleme listeme aldım.

Bir film ekibi, tanıştıkları bir katili takip ederek hırsızlık ve cinayet faaliyetlerini kayda alır. Her şeyin filme alındığını bilen suçlumuz Benoit işi bir reality show havasında sunmaya başlar. Filtresiz bir şekilde birinci elden işlediklerine tanık olan ekibimiz süreç içinde tarafsızlıklarını da kaybedip Benoit’e yardım etmeye başlar. Böylece ilginç olaylar seyretme şansımız olur.

Filme puanım 6.5/10. Deneysel kafada yapılmış keyifli bir filmdi. Komedi tarafı polisiye yanından daha ağır basıyor.

Dr. No

Orijinal Adı: Dr. No (1962)

Yönetmen: Terence Young

Türü: Aksiyon – Macera – Gerilim

İzlenme Tarihi: 13 Ekim 2023

Yarım asrı aşkın bu yirmi beş bölümlük Bond serisinin başlangıcını görmeyi uzun zamandır istiyordum. Dr. No’nun Bond serisinin ilk filmi olması ve Sean Connery efsanesinin başlangıcına şahit olma bahanesiyle ani bir karar verip izlemeye başladım.

Filmi izlerken bir taraftan Twitter ve Instagram kanallarında gezmekte olduğum için hikayenin olay örgüsüne dair çok az şey hatırlıyorum.

Esere puanım 6/10. Belki yıllar sonra tekrar izleme kararı alırım.

Faust #Opera

Orijinal Adı: Faust (1859)

Yazar: Charles Gounod

Dil: Fransızca

İzlenme Tarihi: 9 Ekim 2023

Bir opera insanı olmadığıma kanaat getirdim. Canlı performans söz konusu ise ilk tercihim müzikal sonra da danstan yana olacaktır. Hazır Martin Eden de okuyorken opera hakkında biraz atıp tutabilirim. Opera benim için fazla ağdalı bir sanat dalı olarak kalıyor. Büsbütün keyif aldığımı söylesem kendimi kandırmış olurum.

Bu operaya da sadece ve sadece Faust olduğu için gittim. Çünkü Faust’un orijinal eseri benim çok hoşuma gider. İkinci kısmı her ne kadar bayma eşiğinde dolandırsa da, Goethe’nin eserinin ilk kısmı bir şaheserdir. Walpurgis Gecesi tanımı o bölümleri okuduğum günden beri aklımdan çıkmaz oldu.

Gounod’un besteleyip Michel Carré ile Jules Barbier tarafından librettosunun yazıldığı Faust operası orijinal tiyatro metninden esinlenilerek hazırlanmış. Birebir aynı olaylar gerçekleşmiyor olsa da sebep-sonuç örgüleri tutarlı takip ediyor.

Üç perdeden oluşan oyunun ilk perdesinde doktor Faust öğretilerini kenara atıp Mephistopheles ile kan andı yaparak gençliğine kavuşur. Şehirde gençlerin arasında aylak aylak dolaşan Faust, Marguerite isimli bir genç kıza gönlünü kaptırır. İkinci perdede Faust ile Marguerite arasında filizlenen aşk kızın asker abisi Valentin’in gözüne batıyor ve yaşanan birtakım tatsızlıklar sonunda Valentin bir kılıç düellosunda hayatını kaybediyor. Buralar oyunun en sıkıcı bölümüydü ve uyumamak için kendimi çok zor tuttum.

Üçüncü ve son perde ise bambaşka bir meseleydi. Ben Walpurgis Gecesi ve arifesinde yaşanan olayları seyirciyi içine bu kadar çekebilecek bir atmosferde yansıtabileceklerini asla düşünmezdim. Açılışta bizi kilisede geçen bir yargılanma sahnesi karşılıyor. Gotik bir mimari ve tedirgin edici kukuletalı figüranların bulunduğu sahneye papaz kılığındaki Mephisto dahil oluyor. Çocuğunu öldürmekten dolayı idama mahkum edilen Marguerite’i zindanda ziyarete gelen Faust sevdiği kadının kendisinden uzak durmasını istemesi üzerine çaresizliğe kapılır ve yere çömelir. Bunların peşinden ‘Kurtuldu’ nidaları duyulur. İsa’nın tekrar dirildiği haberi gelir. Mephisto sahnenin ortasındaki satanist sembollerin olduğu yere gelir ve o esnada tavandan ayaklarından bağlı aşağı sarkıtılan başsız bir beden indirilir. Çığlıklar, kargaşa ve dehşet ile oyun son bulur.

Esere puanım 8/10. Üçüncü perdenin tek başına tertemiz bir 9 puanı olmasına rağmen ilk iki perde beni neredeyse uyutacaktı.

Aerial_Knight’s Never Yield

İlk piyasaya sürülme tarihi: 19 Mayıs 2021

Geliştirici: Aerial_Knight

Tür: Action – Platformer

Platform: PC

Oynama Tarihi: 1 Ekim 2023 – 8 Ekim 2023

Aerial_Knight’s Never Yield 1 saat 38 dakikalık bir oynanış sonunda final verdi.

Dokunmatik akıllı telefonlar ilk çıktığı ve Samsung Ace’in aşırı popüler olduğu dönemlerde telefonlarda gezinen Vector isimli bir oyun vardı. Temelinde bir parkur oyunu olan Vector’de önümüze çıkan engelleri aşarak binaların çatılarında ve koridorlarında koşturuyorduk.

Never Yield isimli bu oyunun yapımcısı da Afro-Amerikan stili bir sanat dili benimseyerek Vector ruhu taşıyan bir platform oyunu ortaya çıkarmış. Oyunun hikayesi 13 bölümden oluşmakta. Final hariç her bir bölüm ortalama 3 dakikalık bir oynanışa sahip. Hiçbir engele takılmadan son sürat koşarsanız oyunu 30 dakikadan da kısa bir sürede bitirebilirsiniz.

Oyuna puanım 6/10. Daha fazla bölüm ve daha akışkan bir oynanışı olabilirdi.

Kuru Otlar Üstüne

Orijinal Adı: Kuru Otlar Üstüne (2023)

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 5 Ekim 2023

Sinema salonunda izlemenin yarattığı büyüden kaynaklı mıdır bilmiyorum ama Kuru Otlar Üstüne bana göre en akıcı NBC filmi olmayı başardı. Son eserlerini göz önünde bulundurarak değerlendirmem gerekirse bu film Kış Uykusu ve Ahlat Ağacı’na nazaran daha genel kitleye hitap edebilecek bir doku barındırıyor.

Daha geniş bir izleyiciye sesini duyurabilecek olmasını bir olumsuz yön olarak belirtmiyorum. Hatta eski filmlerinin bir ayağı her zaman, halktan uzak bir aydının yaşama amacına tutunma çabası üzerinde geziniyordu. Bu durum da eser ile aynı fanusta kısılıp kalan seyircilerin kendi kendilerine konuşmalarıyla sonuçlanıyordu.

Kuru Otlar Üstüne, Erzurum’daki bir köy okulunda dört senedir öğretmenlik yapan Samet’in bir taciz suçlaması üzerine başından geçenleri konu alıyor. Filmin hiçbir noktasında ana karakterimizin bir başkasına bariz bir şekilde cinsel saldırıda bulunduğunu görmüyoruz. Ancak hikaye ilerlerken Samet’in farklı yönlerine de tanık olduğumuz için günün sonunda ‘bu adam her şeyi yapar’ moduna geçiyoruz.

Deniz Celiloğlu’nu daha önce hiçbir yapımda izleme fırsatım olmamıştı. Bu kadar iyi bir oyuncu olduğunu bilmiyordum. Epey şaşırdım. Şu ana değin gerçekliğine beni en çok inandırabilen NBC film başrolü kendisidir. Merve Dizdar’ın koca filmin çeyreğinde bile gözükmeden en iyi kadın oyuncu ödülü almış olmasını da biraz politik bir seçim olarak yorumladım.

Yapıma puanım 8/10. Uzun olmasına rağmen tekrar izlenebilitesi yüksek bir yapım.

Vişne Bahçesi #Oyun

Orijinal Adı: Вишнёвый сад (Vishnyovyi sad) (The Cherry Orchard) (1904)

Yazar: Anton Çehov

Başroller: Volkan Severcan – Gülen Karaman

İzlenme Tarihi: 4 Ekim 2023

Oyun bayağı kötüydü. İşten çıkıp gelmiş olmanın verdiği yorgunluk da üzerine eklenince hikayenin ilk yirmi dakikasında bir iki defa uyukladığım dahi oldu. Kendime engel olamadım.

Oyunculuklar öyle muazzam olmamakla birlikte, hiçbir karakter akılda kalıcı bir nitelik de taşımıyordu. Yaklaşık iki saatimi heba etmiş hissediyorum. Ne draması dramaya benziyor, ne komedisi komediye. Ne gülebildim ne de ağlayabildim. Her şeyiyle bana arada kalmışlık ve yarım bırakılma hissi yaşattı. Zevksizdi.

Oyuna puanım 5.5/10.

Blue Lock

Seri Çıkış Tarihi: 9 Ekim 2022 – 26 Mart 2023

Türü: Shounen – Spor

Bölüm Sayısı: 24

İzlenme Tarihi: 10 Ekim 2022 – 30 Eylül 2023

Daha önce hiçbir Dünya Kupası’nda çeyrek finale yükselememiş Japonya için tüm devlet erkanı bir araya gelir ve Blue Lock isimli bir tesis inşa edilmesi kararı alınır. Bu tesiste son derece yırtıcı ve bencil gol makineleri üretmek hedeflenmektedir. Üç yüz adet forvet oyuncusunu tıktıkları bu tesisi tamamlayabilenler Japonya’nın bir sonraki turnuvada Dünya Kupası sahibi olmasını sağlayacaklardır.

Dünya Kupası sırasında Arjantin, Brezilya, Hollanda ve Japonya’yı destekliyordum. Animenin turnuvaya yakın zamanda yayınlanması da iyi bir strateji oldu. Futbol atmosferi içinde insanın sürükleyici birtakım içeriklere ihtiyacı oluyordu. Blue Lock da o ihtiyacımı karşıladı.

Japonya’nın İspanya ve Almanya’yı yenerek yaptığı beklenmedik çıkış ile grubu lider bitirmesi sonucunda internette ‘Blue Lock is real’ akımı başlamıştı. Japonya Son 16’da Hollanda’ya elenmemiş olsa belki bu hype daha da sürüp giderdi. Dünya Kupası bitince benim Blue Lock heyecanım da birden sönüp gitti. Bitirmek anca nasip oldu.

Animeye puanım 7.5/10.

One Cut of the Dead

Orijinal Adı: カメラを止めるな! (Kamera o Tomeru na!) (2017)

Yönetmen: Shin’ichirō Ueda

Türü: Komedi – Drama – Korku

İzlenme Tarihi: 30 Eylül 2023

Gösterim hayatına yeni başlayacak kanalda yayınlanması için one-shot çekilen bir korku filmi sipariş edilmiştir. Yeni proje bulmakta zorlanan bir yönetmen bu projeyi bir fırsat olarak görüp işi kabul eder. Ancak terk edilmiş bir tesiste çekimlerine başladıkları zombi temalı korku filmi setinde aniden bir şeyler ters gitmeye başlar.

Hikayeyi ele alış şekilleri, filmin çekim tarzı, hikaye içinde hikayeye sahip oluşu ve öykünün gerçek bir ters köşe içermesi beni çok eğlendirdi. Tadı damağımda kaldığı için kendimi şimdiden kötü hissetmeye başladım. Umarım benzer bir yapım ile tekrar karşılaşırım.

Yapıma puanım 8/10. Gerilim ve komedi düzeyini gayet yeterli buldum. Filmin ilk yarısı ile ikinci yarısının birbirinden bu kadar farklı olmasına rağmen beni merakla izlemeye devam ettirebilmesi büyük bir başarıydı.