Örümcek-Adam: Örümcek Evrenine Geçiş

Orijinal Adı: Spider-Man: Across the Spider-Verse (2023)

Türü: Aksiyon – Macera

Stüdyo: Sony Pictures Animation

İzlenme Tarihi: 13 Ağustos 2023

Filmi sıcağı sıcağına incelemek yeterince sağlıklı sonuçlar doğurmasa da ben bu animasyon hakkında görüşlerimin kolay kolay değişebileceğine inanmıyorum. Bir devam filmi olarak nitelendirmek zorunda kalmak beni üzüyor.

Çizim tekniği açısından değerlendirirsem eğer bu filmi gelmiş geçmiş en iyi animasyon ödülüne layık görürüm. Hatta o ödülü direkt buna veririm. Bu kadar fazla stilde çizim ve animasyonu bir arada seyredebilmek benzersiz bir deneyimdi.

İlk filmde de farklı dünyalardan gelen Spidermanler olsa da bu film sadece karakter dizaynı ile sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda farklı boyutlardaki dünyaların kendine has dokusunu da başarılı bir şekilde yaşatabiliyor.

Hint Spiderman Pavitr Prabhakar’ın konuşmasını ve dizaynını çok beğendim. Umarım devam filminde onu daha fazla seyretme şansı bulabiliriz. Miguel O’Hara karakterinin üçüncü bölümde nasıl bir role bürüneceğini merakla bekliyorum. Spot, Prowler ve Spider Society ile karşı karşıya gelecek olan Gwen ve ekibi bakalım ne zorlukları aşıp Miles’a ulaşacaklar.

Yapıma puanım 9/10. Üçüncü filme on üzerinden on puan verebilmek dileğiyle.

Binbir Gece: Bölüm 1, Huzursuz Adam

Orijinal Adı: As Mil e Uma Noites – Volume 1: O Inquieto (Arabian Nights: Volume 1 – The Restless One) (2015)

Yönetmen: Miguel Gomes

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 6 Ağustos 2023

Daha önce hiç Portekizce bir film izlememiştim. Ne Portekiz ne de Brezilya yapımı bir sinema ürünü aklıma gelmiyor. Bu sebeple Miguel Gomes’in bu eseri benim bir ilkim oldu diyebilirim.

Filmin öyküsü 2014-2015 senelerinde Portekiz’de gerçekleşen sosyal ve siyasi olayların Binbir Gece Masalları’na uyarlanarak anlatıldığı bir düzlemde bulunuyor. Filmin masalsı yönü hemen hemen sıfır diyebilirim. Portekiz gündemini de yakından bilen biri olmadığımdan dolayı kurguyu takip ederken epey sıkıldım.

Viana do Castelo’daki liman işçilerinin grevi, Şehrazat’ın kurtardığı kızların bulunduğu bir ada, başbakan ve tüccarlara iktidarını geri veren bir büyücü, mahkemeye çıkarılan bir horoz ve yeni yıl kutlaması ile geçen bir öykü silsilesi takip ettim. Ancak birbirleri arasında hiçbir bağlantı kuramadım.

Esere puanım 6/10. İki devam filmini yakın zamanda izleyeceğimi sanmıyorum. İleride, elbet bir gün bakarım.

Kısa ve Acısız

Orijinal Adı: Kurz und schmerzlos (Short Sharp Shock) (1998)

Yönetmen: Fatih Akın

Türü: Suç – Drama – Gerilim

İzlenme Tarihi: 5 Ağustos 2023

Fatih Akın ve Guy Ritchie sinemasını bir tek ben benzetiyor değilim diye düşünüyorum. Akın’ın sadece Soul Kitchen ile Short Sharp Shock filmlerini izlemiş biri olarak konuşuyorum. Diğer filmlerini de ilerleyen günlerde izlemeyi planlıyorum.

Film hapisten yeni çıkmış Gabriel (ya da Cebrail) isimli bir Türk, hırsızlığı bırakan Yunan Costa ve mafya özentisi olan aklı bir karış havadaki Sırp Bobby’nin yavaş yavaş parçalanan arkadaşlığını konu alıyor. Karanlık işlerden elini çekmeye kararlı Gabriel ile kendisini bu bataklığa sokmak için dünden razı olan Bobby arasında hangisine uyması gerektiğine karar veremeyen Costa’yı seyrediyoruz.

Hikayeye dahil olan kadın karakterler bu üç başrolümüzün sorunlu ilişkiler yönetmekte olduklarını gösteriyor. Sosyoekonomik olarak düşük bir sınıfa mensup olan karakterlerimiz Almanya’nın modern toplumuna karışamadan yaşayıp gitmektedir.

Yapıma puanım 7.5/10.

Son Maç

Orijinal Adı: L’últim partit. 40 anys de Johan Cruyff a Catalunya (The Last Match) (2014)

Yönetmen: Jordi Marcos

Türü: Belgesel – Biyografik

İzlenme Tarihi: 3 Ağustos 2023

Bu belgesel Ajax ve Barcelona efsanesi uçan Hollandalı Johan Cruyff’un Barcelona’ya imza atışı ile başlayan 40 senelik serüvenini öykü ediniyor.

Gerçekleştirdiği sözleşme ile sadece spor dünyası için bir devrim yapmakla kalmayıp aynı zamanda dünya çapında tanınmasını daha da anlamlı kılan politik, sosyal ve kültürel duruşuna da bolca değiniliyor.

1978 Dünya Kupası kadrosuna ‘diktatörlerin önünde gösteri yapmam’ diyerek katılmayı reddeden bu büyük adamın Katalonya’nın uluslararası temsiliyeti için verdiği mücadeleyi de gözler önüne seriyor.

Sonbahar

Orijinal Adı: Sonbahar (2008)

Yönetmen: Özcan Alper

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 30 Temmuz 2023

Sonbahar benim için özel bir filmdi. Zevkine güvendiğim insanlardan bu filme dair çok fazla övgü duydum. O kadar güzel bir yapım olduğuna gönülden inandığım için de Youtube’taki 480p kalitesinde cızırtılı ses sorunu eşliğinde izleyerek bu filmi heba etmek istemedim. Ancak yıllar geçti ve ben artık bu yapıma karşı beslediğim merakı yatıştıramadığıma karar verdim. Böylece seyretmeye başladım.

Seyir sürem içerisinde Metin Erksan’ın Sevmek Zamanı isimli filmi ve Wong Kar-wai’nin In the Mood for Love‘ını bu film ile kafamda özdeşleştirdim. Filmin genel karamsar atmosferini bu bahsettiğim ikisinden bağımsız olarak bir Kiyarüstemi estetiğinde sunulmuş buldum. Bana çağrıştırdığı bu sanat eserlerini harika bir şekilde bir araya getirerek seyrederken insanı duygulara boğan eşsiz bir kompozisyon ortaya çıkarabilmiş.

Filmin en sevdiğim kısmı sonbaharın ortasında her yer karla kaplı iken Yusuf’un ömründe son kez göreceği yaylaya çıkmak istemesiydi. Yürüyerek ulaştıkları yaylada arkadaşı Mikail ile geçmişi yad ettikleri bir gece geçirdikten sonra sabahın köründe kalkarak yüzünü kesen sert rüzgarlar eşliğinde dağları seyredişi bana daha önce yaşadığım eski bir anı hatırlattı.

Esere puanım 8/10. Günün birinde restore edilmiş HD versiyonunu izlemek dileğiyle.

Sadece Tanrı Affeder

Orijinal Adı: Only God Forgives (2013)

Yönetmen: Nicolas Winding Refn

Türü: Aksiyon – Suç – Drama

İzlenme Tarihi: 29 Temmuz 2023

Oyuncuları arasında Ryan Gosling olduğu için izleme kararı aldığım bir filmdi. Refn’in Valhalla Rising ve Drive filmlerini beğendiğim için bunu da sevebileceğimi düşünmüştüm ancak bana fazlasıyla sıkıcı ve zorlama stilizme sahip bir intikam öyküsü olarak geldi.

Konseptin Tayland’da geçiyor olmasının hikayeye bir etkisi olmak zorunda değil elbette. Ancak yine de böyle bir setting kurarken oraya ait daha fazla kültürel öge ve endemik unsurlar yerleştirilebilirdi. Öylesine seçilmiş bir mekan hissi verdi bana.

Yapıma puanım 6/10.

Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın

Orijinal İsim: 猫と庄造と二人の女 (Neko to Shōzō to Futari no Onna) (1936)

Yazar: Jun’ichirō Tanizaki

Okuma Tarihi: 6 Temmuz 2023 – 12 Temmuz 2023

Tanizaki’nin Gölgeye Övgü isimli denemesini okuyarak kötü bir başlangıç yapmıştım. Ancak bu hikayesi ile gözümdeki imajı daha iyi bir noktaya geldi. Hala Japon Edebiyatı’nın en büyük isimlerinden biri olması durumuna kendimi ikna edemedim yine de bu hikayenin içerdiği hafif dozlu gerilim benim çok hoşuma gitti.

Hikaye Şinako isimli bir kadının eski kocası Şozo’nun yeni eşi Fukuko’ya bir mektup yazması ile başlıyor. Mektupta eski kocasının kedisi olan Lili’yi sahiplenmek istediğini söyler. Böylece Şozo ve Fukuko arasında başlayacak gerilim için gerekli nifak tohumunu atmış olur.

Kitap yaklaşık 20 sayfalık bir önsöz ile başlıyor. Bu önsözde Türkiye’de romancılığın neden geç oluştuğunun sebebini bireyselleşmenin geç elde edilmiş olmasına bağlayan ilginç bir yazı vardı.

Kitabın çevirmeni Alper Kaan Bilir böyle bir giriş yapmayı uygun görmüş olmasa ve ben hikayeyi dümdüz okumaya başlasam belki bu kadar sevmeyebilirdim. Görüşlerimi ve kitabı değerlendirmemi etkileyen bir faktör oldu.

Hikayeye puanım 6.5/10.

Kasaba

Orijinal Adı: Kasaba (1997)

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 8 Temmuz 2023

NBC’nin ağırlıklı olarak yakın zamanda çıkmış filmlerini izlemiştim. İlk eserleri olan Taşra Üçlemesi’nden yalnızca Uzak (2003)‘ü izlemiştim. O sırada kafam biraz doluydu ve bir arkadaşımla birlikte izliyorduk. Bu sebeple filmin içine tam olarak girememiş ve pek de sevmemiştim.

Kasaba’da ise bunun tam tersi oldu. Filmi son ses, tek başıma ve tam bir odaklanma ile seyrettim. Açılıştaki sınıf sahnesi beni çocukluğuma götürdü. Akşamüstü ateş başında yapılan konuşmalar da bana çok etki eden bir sekans oldu. Oradaki konuşmaların içeriği benim genel olarak ikili ilişkilerimde de sürdürdüğüm şekildeydi.

Kültür ve tarih üzerine gerçekleştirilen sohbetlerin hayatın acı yönü ile kesilip atılması, insan emeğinin ve bilgisinin hor görülmesi ve yaşadığı yerden memnun olmamanın ayıplanması son derece hassas ve kritik meselelerdi.

Filme puanım 7/10. Yapımı oldukça beğendim. Siyah-beyaz olmasından mı kaynaklı bilmiyorum ancak yer yer kendimi bir Bergman filmi izlermiş gibi hissettim.

Genç Kız Pınarı

Orijinal Adı: Jungfrukällan (The Virgin Spring) (1960)

Yönetmen: Ingmar Bergman

Türü: Drama

İzlenme Tarihi: 2 Temmuz 2023

Bergman’ın ruhani ve psikolojik boyutu yüksek filmlerini izlemeye alışkın olduğum için bu film en başta bana çok basit bir öykü anlatacakmış gibi geldi. Bir cinayet ve intikam öyküsüne dönüşeceğini daha ilk dakikalarda kestirebiliyorsunuz. Bu tahmin edilebilirlik hikayenin gidişatını açık ediyor olsa da finalde bağlanan nokta filmi gözümde kurtarmış oldu.

Filmin son beş dakikası bir Bergman klasiği idi. Max von Sydow’un dizleri üstüne çöküp tanrıya yakardığı sahne tüm bir saatlik standart öyküyü kurtaran nokta oldu. Hikayenin esasında ‘Töres döttrar i Wänge’ isimli bir balada konu olan yerel bir efsanenin uyarlaması olduğunu öğrenince ‘basitlik’ eleştirimi de geri çekmiş oldum. Bergman 800 senelik bir halk inanışını kendi yorumuyla ele almış ve yine kendinden bir şeyler eklemeyi ihmal etmemiş.

Yapıma puanım 7.5/10.

Menü

Orijinal Adı: The Menu (2022)

Yönetmen: Mark Mylod

Türü: Komedi – Korku – Gerilim

İzlenme Tarihi: 1 Temmuz 2023

Filme karşı karışık hisler taşımaktayım. Sevip sevmediğim konusunda kendimden hiç emin değilim. Ben hikayenin nihayetinde lüks restoranda yemek yiyen zenginlere laf çakmak dışında da bir işlevi olacağını düşünüyordum. Öyle olmadı ne yazık ki.

Hikayenin başlarında acaba bu bir And Then There Was None uyarlaması mı olacak diye düşünüyordum. Fakat sonra hikayedeki cinayetleri -ya da gösteriyi- planlayan kişinin hiç de öyle adalet sağlama gibi saplantılı bir motivasyon ile hareket etmediğini fark ettim. Bu da benim işin ciddiyetini kaçırmam ile sonuçlandı.

Kurgunun gidişatı genel olarak başarılı. Ancak dediğim gibi nihayetinde vardığı nokta çok tırt. Bu da yaşadığımız tüm o gerilimin ucuzlamasına neden oluyor. Keşke böyle olmasaymış dedirtti.

Filme puanım 6.5/10. Gerilim arayan insanların mutlaka bakması gereken farklı bir yapım.