Uzaklıklar, Eski Denizler (Kolektif)

Orijinal İsim: Kolektif

Yazar: Fernando Pessoa

Okuma Tarihi: 18 Eylül 2025 – 23 Eylül 2025

Fernando Pessoa hakkında hiç bilgi sahibi değildim. Bu kitabın önsözünü ve bu derleme için seçilmiş şiirlerini okuduktan sonra birtakım düşünceler zihnimde yer etmeye başladı.

Pessoa benim lisede iken yapmaya çabaladığım şeyleri gerçekleştirebilmiş birisi. Ben de aynı şekilde sahte kimlikler oluşturarak farklı öyküler yazıp aylık bir öykü dergisi oluşturma planı kurmuştum. Ancak hiçbir zaman o derece kendimi adama imkanı bulamadım.

Alvaro de Campos, Ricardo Reis ve Alberto Caeiro olmak üzere üç ayrı şair kimliği ve kalem adına sahipmiş Pessoa. Her biri için ayrı yaşam öyküleri bile kurgulamış. Farklı karakterler ve stillerde eser veren bu üç kurgusal adamın arasından Fernando Pessoa’nın gerçek kimliğine ulaşmak oldukça zor.

Alberto Caeiro ve Ricardo Reis adıyla yazdığı şiirleri çok beğendim. Alberto pastoral şiirler kaleme almış, doğa aşık bir şahıs. Ricardo ise lirik bir şair ve eserlerinde o yürek sızlatan tınıyı hissedebiliyorsunuz.

Alvaro de Campos, Denize Övgü şiirinin başında heyecanlı, hırçın bir kalemi olması nedeniyle bana Rimbaud havası vermiş olsa da, şiirin ortalarına doğru vahşet ve kabalık öven, şiddeti mantıksal bir çerçeveye oturtmaya ve idrak etmeye çabalayan garip bir şahsa büründü. Denize Övgü finalinde beni kendisinden tiksindiren bir şiir oldu. Ancak bu kalem adıyla yazdığı diğer şiirlerde aynı durum geçerli değil.

Genel olarak Pessoa’nın şiir anlayışını ya da doğru söylemek gerekirse üç alter egosundan ikisinin şiirlerini beğendim. Yarın bir gün tüm eserlerini de deneyimlemek istiyorum.

Silahlar

Orijinal Adı: Weapons (2025)

Yönetmen: Zach Cregger

Türü: Korku – Gizem – Kara Komedi

İzlenme Tarihi: 21 Eylül 2025

Ben ezoterik korku öykülerini seviyorum. Hatta katlanabildiğim tek korku içeriği bunlar diyebilirim. Paranormal, slasher ve gore benim kalemim değil pek. İşin içine paganik ögeler girince ben hemen atlayıveriyorum.

Weapons çıktığı zaman hakkından biraz bahsettirdi. O nedenle radarıma giren bir film oldu. İyi ki de girmiş. Ben izlerken keyif aldım. Sürükleyici ve sonunu merak ettiren bir yapım olmuş.

Bir ilkokul sınıfındaki 18 öğrenciden yalnız biri hariç hepsinin kaybolması üzerine polis ve veliler olayı soruşturmak için harekete geçerler. Sınıf öğretmeni, polis memuru, dedektif ruhlu bir baba ve bir berduşun farklı gözlerden anlatılan öyküsü ile olayın gizem perdesi aralanır.

Filmin en güzel olayı, hikayeyi farklı karakterlerin bakış açılarından anlatmayı tercih etmesi. Bu da olayların kronolojik bir sırada gerçekleşmesindense gizemin çözülmesine ne derece katkı sağlayacağı konusunda önem sırasında işleniyor denebilir. İzleyicisi sınıf öğretmeni Justine gibi en dışarı etken çemberinde kalan aktör üzerinden başlatıp finalde kaybolmayan tek çocuk olan Alex ile kapanış yapması da yerinde bir tercih olmuş.

Filme puanım 7/10. Keyifli bir seyir sundu.

Go Ustası

Orijinal İsim: 名人 (Meijin) (The Master of Go) (1951)

Yazar: Yasunari Kawabata

Okuma Tarihi: 10 Eylül 2025 – 17 Eylül 2025

Kitaba dair ne hissetmem gerektiğinden çok emin değilim. Anlatıcının Usta’yı merkeze alarak savaş sonrası Japonya’sına ve insan yaşamına dair getirdiği yorumları okumak keyifliydi.

Ancak Go oyununun özelinde yedinci seviyeden Otake’nin ne düşündüğünü, ne yaptığını, kaçıncı hamleyi mühürlü oynadığını takip etmek beni feci baydı.

İçine düştüğüm can sıkıntısı nedeniyle romanın ince ruhunu kaçırmış olabilirim. Ancak bu gönül alma işini Kawabata’nın başka bir romanını okuduktan sonra tekrar düşünmek istiyorum.

Esere puanım 6/10.

Initial D Fifth Stage

Seri Çıkış Tarihi: 4 Kasım 2012 – 10 Mayıs 2013

Türü: Aksiyon – Yarış – Drama – Seinen – Spor

Bölüm Sayısı: 14

İzlenme Tarihi: 22 Eylül 2024 – 13 Eylül 2025

Bu sezon Project D starlarımız olan Takumi ve Keisuke’nin Kanagawa takımları ile rekabetine şahit olduk. Ancak sezon ağırlıklı olarak Takahashi Keisuke’nin yarışlarına odaklanıyordu. Takumi iki defa falan yarışmış olabilir.

Beşinci sezonun cliffhanger ile sonlanması beni Final Stage’i izleme konusunda daha da kamçılayacak gibi duruyor. Keisuke son yarışını gerçekleştirdi. Artık Ryosuke’nin planlarının başarılı olabilmesi için yalnızca Takumi’nin, 17 yaşındaki Shinji’yi yenmesi gerekmektedir.

Bir önceki sezon 2006’da sonlanmıştı. Bu sezonun 2012’de başlamasıyla birlikte CGI ve çizim kalitesinin artışı direkt göze çarpıyor. İlk bölümü geçen sene izleyip sonra da devamını getirmemiş olmanın sebebi bile bu çizim farklılaşması olabilir.

Her ne kadar bu öykünün sonunu görmek istesem ve izlediğim her yarışı heyecanla takip ediyor olsam da First Stage‘in tadını hiçbir şey vermiyor.

Japonya’dan bir Hachi-Roku figürü ve güzel bir Initial D tişörtü almayı planlıyorum. Umarım bulurum.

Sezona puanım 8/10.

Pokemon Generations

Seri Çıkış Tarihi: 9 Aralık 2016 – 2 Şubat 2017

Türü: Aksiyon – Macera – Fantastik

Bölüm Sayısı: 18

İzlenme Tarihi: 6 Temmuz 2025 – 10 Eylül 2025

Pokemon Generations animasyon kalitesi açısından oldukça akıcı ve ilgi çekici bir stilde hazırlanmış. Video oyunlarının sahip olduğu sanat stiline çok yakın bir tonda çalışma gerçekleştirmişler.

Serinin her üç bölümü bir oyun serisine tekabül ediyor. İlk üç bölüm Kanto, 4-6 Johto, 7-9 Hoenn (Kyushu), 10-12 Sinnoh (Hokkaido), 13-15 Unova (New York) ve 16-18 Kalos (Paris) bölgelerinde geçen öyküleri konu edinmiş.

Serinin eski hayranları ilk 6 seride yaşanan majör olay örgülerini hatırlamak istiyorsa bu kısa bölümlerden oluşan mini seriye göz atabilirler. Ben her bölümünü keyifle izledim.

Esere puanım 7.5/10. Pokemon Evolutions’ı da diğer çıkış yapan 3 jenerasyonu da oynadıktan sonra izlemeyi planlıyorum.

Karanlığın Sol Eli

Orijinal İsim: The Left Hand of Darkness (1969)

Yazar: Ursula K. Le Guin

Okuma Tarihi: 24 Ağustos 2025 – 10 Eylül 2025

Ursula benim en saygı duyduğum yazarlardandır. Kendisine karşı beslediğim bu saygı, eserlerini okumadan evvel başlamıştı. Okuduktan sonra içimde sevgi de tomurcuklandı. Onu sevdikçe, ölümünün dünya için ne kadar büyük bir kayıp olduğunu daha çok hissetmeye başladım.

Bir antropologun kızı olan Ursula her eserinde okurunu sosyoloji, tarih ve kültür üzerine derin düşüncelere sürükleyebilecek meselelere değinmeyi ihmal etmiyor.

Karanlığın Sol Eli ise okumayı uzun zamandır düşündüğüm ancak bir türlü fırsatını bulamadığım bir eserdi. Dahil olduğum kitap kulübü sayesinde okuma şansı yaratabildim.

Kitabın feminist okumalara müsait farklı bir konsepti var. Kış isimli gezegendeki insanlar menstrual döngüye benzetebileceğimiz eşey dönüşümü geçiriyorlar. Ayda bir vücutları dişi veya erkek hormonları üreterek bireyleri kemmer adı verilen cinsel birleşme dönemine sokuyor. Ayın çoğunu cinsiyetsiz geçiren bu insanlar, kemmering sırasında hamile kaldıkları durumda doğum yapana kadar kadın hallerinde kalmayı sürdürüyorlar.

Sürekli değişen ve dönüşen cinsel rollerin var olması nedeniyle insanlar kendi çocuklarının bakıcılığına bile ancak kendi “tenleri”nden ise sahip olabiliyorlar.

Mülkiyet, miras, yönetim erki ve daha nice günümüz dünyasında kalıplaşmış toplumsal inşa varsa hepsini farklı bir gözle ele almamıza sebep oluyor bu öykü.

Hikaye bu yönleriyle dönemi için devrimsel bir nitelik barındırsa da günümüz dünyasında biraz ilkel kalıyor olabilir. Transların varlık hakkı, toplum hayatında yer bulabilmeleri üzerine gerçekleştirilen sosyal çalışmaların olduğu günümüzde tartışmaların konusu bu romanın ötesine geçmiş gibi duruyor.

Her şey bir yana. Ursula Le Guin kendi fikirleri ile var olan ve bunları söylemekten çekinmeyen güçlü ve idealistik bir kadın.

60’ların dinamikleri ve sosyal kazanımların yetersizliği üzerinden esere eleştiri getirmek büyük haksızlık olur. Bu Platon’u, köleliği gerekli görmesi nedeniyle felsefi olarak değersiz görmeye benzer. Yani anlamsız bir saldırıdır.

Esere puanım 7.5/10. Hainish Cycle ın diğer kitaplarını da fırsat buldukça okumayı istiyorum.

Takopi’s Original Sin

Seri Çıkış Tarihi: 28 Haziran 2025 – 2 Ağustos 2025

Türü: Psikolojik – Drama – Sci-Fi

Bölüm Sayısı: 6

İzlenme Tarihi: 23 Ağustos 2025 – 8 Eylül 2025

Takopi no Genzai bu sezon hakkından en çok bahsettiren serilerden biriydi. Mangasının kapağı bende feci bir dramanın içine düşecekmişim izlenimi uyandırmıştı. Ve hislerimde de yanılmamışım.

Hikayenin dört ana karakter etrafında şekillenmesi onu kompakt ve odaklı bir halde sunması yönünde teşvik etmiş. Elbette mangaka bu tercihi bilinçli olarak yapmıştır. Hikayenin gereksiz hiçbir detaya girmeden yalnızca çevresel faktörlerin bireylerin duygusal ve mental dönüşümüne nasıl tesir ettiğini görmesi harika bir çalışma olmuş.

İzlediğimiz her bir bölümle birlikte Shizuka ve Takopi’yi biraz daha bataklığa batmış halde bulmak kalbimi sıkıştırır olmuştu. Azuma’nın hikayeye temiz çocuk veya ara bulucu olarak dahil olması ama sonrasında geçmişte onun da bazı olayların tetikleyicisi olduğunu öğrenmemizle birlikte hikayede Marina da dahil kimsenin ne iyi ne de kötü olmadığına ikna oldum.

Bu bir öykü anlatıcılığı başarısıdır. Her karakterin değişimine tanık olmak, hataları ve iyileşme çabalarını görmek benim çok hoşuma gitti. Bu yolla hayatta siyah ve beyaz karakterlerin olmadığına, çoğu zaman gri şahsiyetlerle cebelleştiğimizi bana hatırlatmış oldu.

Esere puanım 8.5/10. Oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcı bir hikayesi var. Ancak trajedi düzeyinin yüksek olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. İzlerken mendilinizi yakınınızda tutun.

Superman

Orijinal Adı: Superman (2025)

Yönetmen: James Gunn

Türü: Aksiyon – Macera – Sci-Fi – Epik

İzlenme Tarihi: 30 Ağustos 2025

Süper kahraman filmlerinin seri üretim bandından çıktığı bir dönem vardı. Yaklaşık olarak 2015-2020 arası olarak belirtebilirim o zaman dilimini. Bu tarih aralığında birbirinden rezil, kendini tekrar eden, içi boş, manasız, mesajı olmayan bir yığın saçma sapan iş çıkmıştı.

Bu rezilliklere Batman, Superman ve Spiderman filmleri de dahil. En popüler olanlar olarak niteleyebileceğim bu üç kahramanın hikayesi her çizgi roman çizeri ve her film yönetmeni tarafından tekrar tekrar ele alınır. Bruce Wayne’in anne ve babasının bir ara sokakta kaç defa öldürülüşüne şahit olduğumu hatırlayamıyorum bile. Veya Kal-el’in Musa misali uzay taşıtı kundağında yolculuk edip kaç sefer Kent ailesinin arazinde dünyaya adım attığı gördüğümü de anımsayamıyorum. Ben amcanın bir sokak serserisi tarafından bir hiç uğruna canına kıyıldığını kim bilir kaç kez deneyimledim.

O üç kahraman öyle bir mitolojik figüre dönüşmüştür ki her yazar ve çizer onların orijin hikayesine farklı bir bakış açısı katarak yorumlamak ister. Theseus’un Girit seferi, Yason’un Kolhis’e yolculuğu, Odysseus’un eve dönüşü, Osiris’in cenazesinin bir araya getirilmesi, Odin’in bilgelik mücadelesi daha niceleri.

Bu destansı anlatıların ortak özelliği kanonlaşan belli başlı hatlara sahip olmalarıdır. O hatları tutturan her yazarın, devamında ne gibi bir hikaye anlattığına pek takılınmaz. Karakterin iskeleti sağlam olduktan sonra zaten gerçek kimliği ortaya çıkmış olur. Sonra varsın düşmanı Lex Luthor veya Boravia başbakanı olsun. Fark etmez.

Kal-el umudun sembolüdür. İnsanlığın kurtarıcısı, barışın sağlayıcısıdır. Superman her zaman politik bir karakterdi. İkinci Dünya Savaşı’nda ABD propagandası yapan bir enstrüman olarak bile kullanıldı. Ancak çağdaş yazımlara baktığımızda Superman’in daha gri, ahlak ve erdem anlayışlarının sorgulandığı, varlığının bir lütuftan ziyade bir tehdit olarak algılandığı yapımlar mevcuttu.

James Gunn’ın ele aldığı öykü ise çağdaş yazımların dışında, karakteri en temel haline yani saf iyilik ve adalet temsilcisi olan o Kritonitli adamın üzerine inşa edilmiş. Ve ben bundan çok mutlu oldum. Benim için Superman kahramanların en büyüğüdür. O bir arketip. İlahi bir güce sahip insanüstü bir varlıktır. Ve onun dünyaya huzur getirmek için mücadele ettiğini görmek beni çok keyiflendiriyor.

Esere puanım 7/10.

Pokémon 2: En Güçlü O

Orijinal Adı: ポケットモンスター 幻のポケモンルギア爆誕 (Pokemon Movie 02: Maboroshi no Pokemon Lugia Bakutan) (Pokémon: The Movie 2000) (2000)

Türü: Aksiyon – Macera – Fantastik

Stüdyo: Oriental Light and Magic, OLM

İzlenme Tarihi: 30 Ağustos 2025

Pokemon’un ikinci filminin bende yeri çok başkadır. Çünkü bu filmi izlediğim anlar benim ilkokula dair en net hatırladığım şeylerden. İlkokulda iken tahtanın üstünde, bizim boyumuzun hiçbir şekilde yetişemediği bir yükseklikte asma kilit takılı bir kafesin ardında duran sınıf televizyonumuz vardı.

Bu TV’de yalnızca hocanın izin verdiği veya kendisinin izletmek istediği şeyler gösterilebiliyordu. Onun harici durumlarda erişimimiz mevcut değildi. Zaten daha 8-9 yaşında olan çocuklardık. PC kullanmayı bile çoğumuz yeni yeni öğreniyordu.

Televizyona VGA veya RGB kablolar bağlayarak PC üzerinden görüntü iletme gibi şeyler boyumuzu aşan işlerdi. Biz anca hocadan gizlice CS 1.6, Hugo, Ghost Master falan yükleyebilmeyi başarmıştık. Ki teneffüslerde onları açmak riskli olduğu için çoğu zaman Ikariam, Travian, MetalDamage, Gladiatus, BiteFight, Klan Savaşları, OGame, Seafight, WildGuns, Dragonfable, BattleOn vb. browser tabanlı oyunlar oynardık.

Velhasıl konumuza dönelim. Öğrencilerin film getirmeye izni olduğu günlerin birinde -kim getirdi hatırlayamasam da- içimizden bir arkadaş Pokemon 2000 isimli bir CD ile çıka geldi o gün. Ve tüm sınıf 1.5 saat boyunca çıt çıkarmadan o animasyonu izledi.

Zihnimde Ash’in efsanevi Pokemonların saldırılarından kaçarak, üç küreyi toplamaya çalıştığı ve fırtına altında dövüşen Lugia’ya destek olduğunu anımsıyorum. Bir de filmin başındaki Hawaii tarzı kıyafetlere sahip kabilenin dansı ve müziği anılarımda yer etmişti. Başka bir detay hatırlamıyordum.

Filmi tekrar izleyince Pokemon’u zamanında neden o kadar çok sevdiğimizi tekrar anladım. Şu an bile Pokemon aşığı biri olarak uygun fiyatlı buldukça kart paketlerini alıp, fırsat yarattıkça da video oyunlarını oynuyorum. 2024’ün sonunda çıkan Pokemon TCG Pocket sayesinde de Pokedex bilgimi taze ve güncel tutmayı başarıyorum.

Lugia’nın Pocket’a Temmuz ayında Wisdom of Sea and Sky isimli seri ile dahil olduğunu da hatırlatmak isterim. İlgisini çeken arkadaşlar bence PTCGP’yi kaçırmasınlar. Ne gerçek kart oyununun katı kurallarına ne de uzun oynanış sürelerine sahip. Kart koleksiyonu yapmayı ve kart paketi açmayı seven insanların bağımlısı olacağını düşünüyorum.

Pokemon’un 3. Filminin başrolündeki Entei de Ağustos ayı sonunda gelen Secluded Springs serisi ile oyuna dahil oldu. Kartların gazıyla devam ederken 3. filmi de bir ara izlemeyi aklımın ucunda tutuyorum.

Esere puanım 7.5/10. Animasyon filmi çok sürükleyici ve keyifliydi.

Rilke’nin Şiirleri (Kolektif)

Orijinal İsim: Poems (Kolektif)

Yazar: Rainer Maria Rilke

Okuma Tarihi: 22 Ağustos 2025 – 29 Ağustos 2025

Şiir çok farklı bir yazın türü. Okuduğunuz anki ruh haliniz, bulunduğunuz ortam, sesler, uyarıcılar ve konforunuz. Hemen hemen her şey okuma keyfinize etki eden şeyler oluyor.

Ben de iş yerinde verdiğim ufak molalarda parça parça olacak şekilde Rilke’nin seçmece şiirlerini okumaya karar vermiştim. Orpheus’a Soneler adlı eseri ile kendisine ilgi ve alaka göstermeyi artırmıştım. Ancak yanlış yer ve yanlış zamanda deneyimlemeye çalıştığım bu şiirlerini mundar ettim diyebilirim.

Bir daha bu hataya düşmek istemiyorum. Şiirleri evde sakin sakin okumak en iyisi olacaktır.

Yarın bir gün Rilke’nin tüm şiirlerinin derlenmiş olduğu bir kitabı alacağım. İngilizce halini okuduğum bu eserlerin her birini ve daha fazlasını okuyup, özümseme şansı vereceğim kendime.