Seri Çıkış Tarihi: 5 Ocak 2018 – 23 Mart 2018
Türü: Gizem – Korku – Psikolojik – Doğaüstü – Drama – Gerilim
Bölüm Sayısı: 12
İzlenme Tarihi: 15 Ocak 2018 – 12 Eylül 2020

Seri çıkış yaptığında ilk bölümünü izledim. Ancak sevmiş olmama rağmen devamını getirmedim ve haftalar geçtikçe de aklımdan çıktı gitti. Son iki haftadır aklıma geldikçe bir bölüm izleyerek seriye devam etme kararı aldım. Ve bugün herhalde beş bölüm izleyerek seriyi bitirmiş bulundum.
Junji Itou’nun yalnızca Uzumaki isimli mangasını okumuştum. Geri kalan işlerine bakma fırsatı bulamamış olsam da hep aklımdaydı. Bu anime başladığında, o meşhur eserleri animasyon halinde göreceğim için sevinmiştim. Fakat serinin geneline hakim kalite düzeyi vasat diyebilirim. Tomie gibi birkaç öyküde özellikle uğraşmış olmalarına rağmen, bazı bölümlerde çizgi kalitesi yerlerde sürünüyordu.

Bu animeyi izlerken aklıma Japonların neden aşırı tuhaf şeyler ürettiği sorusu aklıma geldi. Kendimce bir cevap buldum buna. Sanırım yüzlerini gizleyerek sahte isimlerle eser üretebilme imkanlarının olması bu yolu açıyor. Daha iyi ifade etmek gerekirse şöyle örneklendirebilirim. Bizim toplumumuz epey dışadönük bir yapıya sahiptir. Ailedeki herkes bir diğer üyenin ne işle iştigal ettiğini öğrenir. Gizli saklı bir şey tutma şansımız düşük oluyor. Öte yandan Japonların baskıcı toplumu, onları daima içedönük tutuyor. Bu baskıdan kurtulma yolu olarak da yüzlerini ve aile isimlerini gizleyerek yazılar yazma, resimler çizmeye itiliyorlar. Sözlü olarak kendilerini ifade edemedikleri için bu yollara başvuruyorlar. “Eee tamam da bu tuhaflıklar niye o zaman?” diyeceksiniz. Ona cevabım da şu: bu anonim durumdan faydalanarak kendilerini sorumlu hissetmeyecekleri o ortamda akıllarına gelen her ufak düşünceyi dahi işleme ve abartma imkanı buluyorlar.
Seriye puanım 7/10. Junji Itou’nun eserleri ucuz fikirlerin dahi üzerine düşülebilse ne kadar etkileyici öykülerin oluşturabileceğini gayet güzel bir örneğidir.



















