İlk piyasaya sürülme tarihi: 18 Aralık 1998
Geliştirici: Hudson Soft – Creatures
Tür: Card Game
Platform: Game Boy Color
Oynama Tarihi: 29 Ekim 2025 – 6 Ocak 2026

Pokemon Trading Card Game tam 39 saat 23 dakikalık bir oynanış sonunda 192/226’lık albüm ile final verdi.


Bu oyunu Japonya yolculuğumda oynamayı kafaya koymuştum. Her ne kadar uçakta oynamaya son derece müsait olsa da yolculuk sırasında oyunun tutorial kısmını yaptım fakat sonra bir ay kadar yüzüne bile bakmadım.
Oyunu oynamaya tekrar dönüşüm de PS4 oyunlarını bitirme çalıştığım kısa periyodu atlatmış olmama tekabül ediyor. Spiderman‘i bitirmeye kendimi o ara o kadar odaklamıştım ki gözüm başka bir şeyi görmez olmuştu.


Aralık ayında da NFS Hot Pursuit’e kendimi kaptırdım. Ancak oyunun 140 single player yarışından 100 tanesini bitirdikten sonra işler epey zorlaşmaya başladı. Çok zamanımı aldığını fark ettiğimde de oyunu silip başımdan atıverdim.
2025 senesi biterken de elimde bir sürü yarım kalmış oyun olmasına rağmen kendimi toplu taşımada yolculuk ederken GBC emülatöründe zaman geçirirken buldum. Tetris, Pokemon Pinball ve Pokemon Puzzle Challenge derken uygulamaya sık sık girer olmuştum.



En nihayetinde Pokemon TCG’ye de dönüşümün sinyalleri verilmiş oldu. Ara ara girip elimdeki desteyi zenginleştirmeye başladım. Başlarda çok zor oldu. Daha başlangıç laboratuvarından çıkarıyordum. Çünkü destede kullanabilecek kadar elemental enerji kartına sahip değildim. Aşağı yukarı on defa laboratuvarda dövüştükten sonra azımsanmayacak bir enerji kartı yığını ile overworld’e adım atıp sırayla GYM’leri turladım.

İlk zaferimi Science Gym’inden elde ettim. Orada liderin yardımcılarını da birkaç defa tur atarak yendim. Böylece elde ettiğim booster packler ile daha sağlam desteler yapabilmiştim.
Science’tan sonraki durağım Fire Gym oldu. Sonra sırayla Grass, Water, Psychic, Rock, Lightning ve son olarak da Fighting Gym oldu.

Oyunun ilk saatleri aşırı zor olmasına rağmen finale doğru acayip rahat bir hal aldı. Bunun sebebi elbette ki oyunda geçirdiğiniz süre ile birlikte bolca pokemon kartı elde ediyor olmanız. Ne kadar çok kartınız varsa, o kadar versatil bir deste kurma şansınız oluyor.

Elite Four ve Pokemon Champion dövüşleri birçok Gym Leader maçından çok daha kolay oldu. Hatta daha da abartmış olayım. Hikayenin en başlarında mücadele ettiğim Science ve Fire gymlerindeki lider yardımcıları bile Elite Four’dan daha fazla zorlamıştı beni.



Bunun nedeni daha düşük seviye kartlara sahip olmaları değil tabii ki. Geçen 39 saatin ardından benim elimde Articuno, Zapdos, Moltres ve Mewtwo bulunuyordu. Bunları farklı eşlikçilerle birlikte destelere yerleştirince inanılmaz güçlü desteler çıkarmış oldum.


Oyunda içimde ukte kalan iki şey var. Bunlardan ilki benim gözümden kaçtığı için erişemediğim bir etkinlik olan Challenge Cup. Ben bu mekana tüm gym rozetlerini topladıktan sonra gittim ve rakibim olan Ronald’ın turnuvanın ödülünü kazandığını gördüm. Turnuvaya zamanında katılmadığım için oyun beni bir şekilde cezalandırmış oldu. Geri dönüp turnuvada seri düellolar yapmamış olmak beni bir tık üzdü.


Kaçırdığım için üzüldüğüm diğer bir özellik ise GBC konsolu üzerinden bağlantı kablosu yardımıyla başka bir oyuncu ile PvP kart düellosu yapamamış olmak. Şu özelliği 2000’li yılların başında fiziksel olarak deneyimleyebilmiş çocuklar belki de dünyaya gelmiş en şanslı kuşak olabilirler. Türkiye şartları ve maddi imkansızlıklar nedeniyle biz bunları göremedik, varlığını da bilmiyorduk o zamanlar. Ancak bizim de tasolarımız vardı ve tüm dünyamızı renklendirmeye yetiyordu.


Oyuna puanım 7.5/10. Dönemi için harika bir oyun. Gerçek Pokemon TCG deneyimine oldukça yakın bir işleyiş sunuyor. Hemen hemen oyun kurgusu ve mantığını da oyuncuya öğretmiş oluyor. Tekrar oynanabilitesi de oldukça yüksek bir yapım. İleride bir gün GBC satın alırsam bu oyunun kartuşunu da mutlaka elde etmek istiyorum.































