Orijinal İsim: I Canti (Canti) (1835)
Yazar: Giacomo Leopardi
Okuma Tarihi: 8 Mart 2020 – 14 Mart 2020

Giacomo Leopardi, uluslararası gruplardan birinde tanıdığım İtalyan bir dilbilim öğrencisi sayesinde keşfettiğim bir şairdir. Bu sanatçıyı çok daha öncesinde ve farklı bir şekilde tanımış olmayı dilerdim. Şanına ve değerine yakışık almayan bir rastlantı eseri kendisinden haberdar olmam beni epey üzdü. Yine de zararın neresinden dönülse kârdır.
“Ey anayurdum, görüyorum,
İtalya’ya
Surları, kemerleri ve zafer taklarını,
yontuları ve sahipsiz kuleleri
atalarımızdan kalan, ama
ne şan görüyorum, ne şöhret, ne defne dalı,
ne demirden yük, büyüklerimizin taşıdığı;
çaresiz kaldığın besbelli;
alnın bomboş, göğsün çıplak.
Aman Tanrım, yaralısın; tepeden
tırnağa mosmor sağın solun; kan revan
içindesin sen! Güzeller güzeli kadın!
Soruyorum insanlara, göklere:
Söyleyin -diyorum- onu kim soktu
bu durumlara? Bu daha da kötüsü, biliyorum:
Vurulmuş zincire bileklerinden,
peçesiz yüzünde saçları darmadağın;
itilmiş bir köşeye, umutsuz,
saklar yüzünü dizlerinin arasında.
Ağlar. Ağla, haklısın İtalya’m ağlamakta;
her şeyde öndersin, alışkınsın sen buna,
şan, şöhret ve kötü yazgıda
…”
Leopardi’nin muhafazakar bir ailede büyüdüğünü öğrenmek, çalışmalarının hangi temalarda şekillendiğini anlamak konusunda işimi kolaylaştırdı. Her ne kadar doğup büyüdüğü Recanati’den kaçmaya çabalasa da şiirlerinin konusu bir şekilde dönüp dolaşıyor ve onun o şehirde edindiği hatıralara dokunuyor. Kendi içinde sürekli Klasik-Romantik çatışması yaşıyor oluşu ve bu ikilemden doğan saf hislerinin ürünü şiirleri Leopardi’nin kişiliğini tüm çıplaklığı ile okuruna sunmasını sağlamış.
“…
Dante’nin Floransa’da Yapılması Tasarlanan Anıtı Üstüne
Nereden çattık bu kara tabloya?
Yol vermeseydi acımasız yazgı,
doğmasaydık keşke, görmeseydik
ya da bugünleri? Köle olmuş, uşak
olmuş yabancılara yurdumuz,
alçaklara; gördükçe törpülendiğini
erdemlerinden saldırganca;
bir parçacık bile olsa yeter, oysa
ne bir avuntu ne bir destek var;
içini sızlatan acısını dindirecek.
Kan dökmedik uğruna, can vermedik
sana sevgilim; ölmedim ben
senin acımasız yazgın adına.
Öfkem, acıma duygum bundandır,
taşıyor kalbimden dışarıya.
Çok insan öldü çarpışarak bizden;
ne ki zorbalar için, İtalya’m uğruna değil.
Kızma bana baba, değiştin sen gittiğin
yerde; ölüyordu Rus topraklarında,
oysa bir başka ölüm yaraşırdı İtalyan
çocuklarına; yalnızca insanlar, yabanıl
hayvanlar değil; iklimler, yağmur ve
kar, fırtına düşmanca saldırdı onlara.
Bölük bölüm devriliyorlardı yarı çıplak,
soluksuz, kanlar içinde tükenmiş
bedenlerine buzdan yatak yaparak.
Son anlarında can çekişirken anımsayarak
sevgili analarını mırıldanıyorlardı:
Yağmurlara, rüzgarlara karşı değil, anaları
için, düşmana karşı savaşmak istediklerini.
Görüyorsun, senden uzaklardayız,
en güzel çağımızda; herkesin bilgisi
dışında, ölüyoruz yabancı topraklarda
seni öldürenler uğruna.
…”
En beğendiğim şiirlerini okuma sırama göre yazayım;
İtalya’ya, Dante’nin Floransa’da Yapılması Tasarlanan Anıtı Üstüne, Angelo Mai’ya, Küçük Brutus, Yeniden Uyanış, Asyalı Gezgin Bir Çobanın Gece Türküsü, Egemen Düşünce, Kendi Kendine, Antik Bir Gömüt Taşındaki Alçak Kabartma Üstüne, Marki Gino Capponi’ye Yalanlama, ve sonuncu ancak en sevdiğim olan Katırtırnağı ya da Çöl Çiçeği.
Bu şiir kolektifinin geneline bir puan verecek olursam bu 7.5/10 olurdu. Ancak tekil puan verecek olursam beğendiğim şiirlerin ortalaması 8 hatta 8.5 diyebilirim. Gerçekten leziz bir derleme.























